YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/919
KARAR NO : 2022/13823
KARAR TARİHİ : 08.11.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Dava, ürün teslimi nedeniyle 2001 yılında yapıldığı anlaşılan tevkifatın aidiyeti ve tarım … sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada mahkemece verilen son karar Dairemizin bozma ilamı ile özetle, “….yapılması gereken araştırma yönünden, davacı hakkında 2011 yılında yapılan tescil işleminin bulunması karşısında, ilk bozma kararımızda belirtildiği üzere, adı geçen diğer …’ların dinlenmeleri ile seçim ve ikamet kök kayıtlarının araştırılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi…..”gereklerine işaret edilerek bozulmuş, bozmaya uyularak mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yapılan yargılama ile davacının 06.12.2019 tarihli beyanı ile bir taraftan 2001 yılındaki tevkifatın kendisine aidiyetinin tespitini, diğer taraftan da, davalı Kurumca sigortalılık koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile sigortalı sayılmayan 01.07.2001-17.03.2011 tarihleri arasında kalan dönemde tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitini talep ettiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece uyulan bozma ilamı ile oluşan usuli kazanılmış haklar çerçevesinde, öncelikle 2001 yılı 6. ay tevkifatlarında yer alan kişinin davacı olup olmadığının araştırılması, ardından aidiyet isteminin kabulüne dair karar verilebileceğinin anlaşılması halinde 01.07.2001 tarihi sonrasında düzenli olarak tevkifat ve tarımsal faaliyetlerinin varlığının araştırılması ile 17.03.2011 tarihine kadar bu faaliyetin devam edip etmediğinin ilk bozma ilamımızda yapılan açıklamalar çerçevesinde tarımsal faaliyetinin varlığının usulünce araştırılarak irdelenmesi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, bozma sonrası yapılan yargılamada … ve … oğlu diğer …’ın beyanlarına da başvurmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.