Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8506 E. 2023/532 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8506
KARAR NO : 2023/532
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/544 Esas, 2022/53 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddelerinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi uyarınca 11 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.03.2022 tarihli ve 2022/431 Esas, 2022/600 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.09.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Suç olası kastla işlendiğinden suç vasfının hatalı belirlendiğine,
3.Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

B.Katılanlar …ve … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Suça sürüklenen çocuğun eylemini canavarca hisle işlediğinden suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde takdiri indirim sebebi uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuğun ablası …’in, olay tarihinden kısa süre evvel evlendiği, suça sürüklenen çocuğun babası tanık …’in istemediği kişilerin düğüne çağrılmasına öfkelendiğinden istemediği misafirleri çağırdığını düşündüğü komşusu ve aynı zamanda damadının akrabası olan tanık … ile olay tarihinde yaşadığı münakaşanın kavgaya dönüştüğü, tarafların karşılıklı küfürleştikleri ve birbirlerini elleriyle darp ettikleri, yüzü kanayan … için olay yerine ambulans çağrıldığı ve sokağın kalabalıklaştığı sırada suça sürüklenen çocuğun dedesinin ”çıbanın başı bu” diyerek maktulün babası…’i işaret etmesi üzerine bu kez suça sürüklenen çocuğun babası … ile maktulün babası… arasında kavganın yeniden başladığı, kısa bir süre sonra maktulün aracıyla olay yerine gelmesinin ardından suça sürüklenen çocuğun ikametinden temin ettiği bıçak ile olay yerine geri döndüğünde maktule saldırarak göğüs bölgesine 3 kez vurmak suretiyle iç organ yaralanması ve iç kanama neticesinde ölümüne sebep olduğu anlaşılmıştır.

Haksız tahrik yönünden; suça sürüklenen çocuk beyanlarının tanık anlatımları ile desteklenmediği ve olay yerine sonradan gelen maktulün, suça sürüklenen çocuğa karşı haksız tahrik teşkil edecek davranışının bulunmadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun tahrik edildiğine ilişkin savunmalarına itibar edilmeyerek haksız tahrik hükümlerinin tatbik edilmediği tespit edilmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuk, üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.

3. Tanık beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

4. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi dava dosyasında mevcuttur.

5. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 21.09.2021 tarihli”kişinin vücudunda üç adet kesici delici alet yarası tespit edilmekle kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesileri ile birlikte iç organ kesilmesinden gelişen iç kanama sonucu öldüğü”
Görüşünü içerir otopsi raporu dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35. maddeleri uyarınca tayin edilen 14 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 62 inci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilmesi sırasında hesap hatası sonucu 12 yıl 1 ay hapis cezası yerine 11 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, kanuna aykırı ve katılanlar …ve … vekilinin istinaf başvurusu bu itibarla yerinde ise de, bu durumun yeniden yargılama yapılmaksızın

düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; Hüküm fıkrasının (3.) bendindeki “11 yıl 13 ay” ibaresinin “12 yıl 1 ay” ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesi birinci fıkrası (a) bendi ve 303 üncü maddesi birinci fıkrası (f) bendi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar …ve … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Suç Vasfına Yönelik
Canavarca hisle öldürme; içgüdüsel bir tatmin amacıyla, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme olup, eziyet çektirerek öldürme ise ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olup sanığın öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastının da bulunması gerektiği, somut olayda sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiklerini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece eylemin 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Takdirî İndirim Nedenleri
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Takdirî İndirim Nedenleri” başlıklı 62 nci maddesinde; “fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri
kararda gösterilir” şeklinde düzenleme yer almaktadır.

5237 sayılı TCK’nın takdiri indirim nedenleri yönünden serbest değerlendirme sistemini benimsediği kabul edilmektedir. Hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız olmayıp, bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dosya içeriğine uygunluğunun Yargıtay denetimine tabi olacağında da kuşku bulunmamaktadır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 2013/6-301, 2014/1329 sayılı Kararında da benzer hususlara işaret edilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olayda Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlenmekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından yasal süresinde temyiz isteminde bulunulmuş ise de; suça sürüklenen çocuğun, 18 yaşını doldurduktan sonra tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığıyla gönderdiği 10.01.2023, 16.01.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği, bu isteminin temyizden vazgeçme niteliği taşıdığı anlaşılmıştır.

V. KARAR

A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, 10.01.2023 ve 16.01.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Katılanlar …ve … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.03.2022 tarihli ve 2022/431 Esas, 2022/600 Karar sayılı kararında katılanlar …ve … vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.