Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/356 E. 2023/296 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/356
KARAR NO : 2023/296
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosuna İtiraz

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, … ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1292 parsel sayılı 2100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 215 ada 10 parsel numarasıyla ve 1909,01 metrekare yüzölçümlü olarak, tapuda davalı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1288 parsel sayılı 4300,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz 215 ada 12 parsel numarasıyla 4479,31 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı … vekili, … ili … ilçesi … Mahallesi … Mevkii 1292 parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacıya ait olduğunu, yenileme kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini belirterek, taşınmazın gerçek sınırlarının tespiti ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden ve ayrıca esas yönünden reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.10.2016 tarih ve 2015/133 Esas, 2016/2010 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne ve … ili … ilçesi … Mahallesi … Mevkiinde kain davalı Hazine adına kayıtlı eski 1288 parsel yeni 215 ada 12 parsel içinde kalan ve 30.06.2016 havale tarihli bilirkişi rapor ekinde bulunan krokide A harfi ile işaretlenip kırmızı kalemle çizilen ve B harfi ile işaretlenip mavi kalemle çizilen 47,61 m2 ile 3 m2 olmak üzere toplamda 50,61 m2’lik kısmın davalı parsel içinden çıkartılmak kaydıyla tapusunun iptali ile davacıya ait yeni 215 ada 10 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmek üzere davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazlar arasındaki yüzölçümünün davacı taşınmazı yönünden 1957,93 m2 olmak üzere düzeltilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 02.03.2017 tarihli ve 2017/35 Esas, 2017/36 Karar sayılı ilamıyla, eksik araştırma ve inceleme nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı uyarınca yeniden yapılan yargılama neticesinde … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 24.10.2019 tarih ve 2017/87 Esas, 2019/170 Karar sayılı kararı ile, hükme esas yeterlilikte bulunan bilirkişi raporuna göre davacının taşınmazının yüzölçümünün 1.957,93 m2, davalının taşınmazının yüzölçümünün ise 4.430,39 m2 olması gerektiği, davaya konu parselin ilk tesis kadastrosunda doğu sınırında ölçüden kaynaklı hatanın mevcut olduğu, 3402/22-a uygulamasında yönetmelikte belirtilen sabit sınır olarak doğru belirlendiği ancak ölçümler yapılırken iki parsel arasındaki sınırın, hatalı tersimat ve parsel sınırlarının kırıklı olduğu halde düz geçirilmiş olduğu, bu şekilde krokide A harfi ile gösterilen 47,61 m2 ile B harfi ile gösterilen 3,00 m2’nin davacıya ait olmasına rağmen davalı taşınmaz içinde kalan alan olduğu, yine C harfi ile gösterilen 1,69 m2’nin ise davalıya ait olmasına rağmen davacı parseli içinde kalan alan olduğu, bu şekilde davacıya ait olması gereken 47,61 m2 ile 3 m2’lik alanların davalı taşınmazı içinde gösterildiği gerekçeleri ile davanın kabulü ile … ili, … ilçesi, … Mahallesi … Mevkiinde kain davalı Hazine adına kayıtlı eski 1288 parsel yeni 215 ada 12 parsel içinde kalan ve 30.06.2016 havale tarihli bilirkişi rapor ekinde bulunan krokide A harfi ile işaretlenip kırmızı kalemle çizilen ve B harfi ile işaretlenip mavi kalemle çizilen 47,61 m2 ile 3 m2 olmak üzere toplamda 50,61 m2’lik kısmın davalı parsel içinden çıkartılmak kaydıyla tapusunun iptali ile, davacıya ait yeni 215 ada 10 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmek üzere davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazlar arasındaki yüzölçümünün davacı taşınmazı yönünden 1957,93 m2 olmak üzere düzeltilmesine karar verilmiş, 31.10.2019 tarihli tashih şerhi ile de, “30.06.2016 Havale Tarihli Bilirkişi Rapor…” ve “kırmızı kalemle çizilen” ibarelerinin sehven yanlış yazıldığı anlaşıldığından sehven yapılan bu hatanın tashihi ile; gerekçeli kararın hüküm kısmının ; “1. … ili, … ilçesi, … Mahallesi … Mevkiinde kain davalı Hazine adına kayıtlı eski 1288 parsel yeni 215 ada 12 parsel içinde kalan ve 17.05.2019 havale tarihli bilirkişi rapor ekinde bulunan krokide A harfi ve B harfi ile işaretlenip mavi kalemle çizilen 47,61 m2 ile 3 m2 olmak üzere toplamda 50,61 m2’lik kısmın davalı parsel içinden çıkartılmak kaydıyla tapusunun iptali ile davacıya ait yeni 215 ada 10 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmek üzere davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazlar arasındaki yüzölçümünün davacı taşınmazı yönünden 1957,93 m2 olmak üzere düzeltilmesine,” şeklinde karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığını, bilirkişi raporunun eksik inceleme ve araştırma sonucunda hazırlandığını, kadastro tespitinde ölçümlerin hassas aletler vasıtası ile uzman kişiler tarafından yapıldığını, kadastro tekniğine uygun olduğunu, sınırların sabit olup herhangi bir ölçüm hatası olmadığını, davacı tarafça yapılan harç masrafları ile birlikte tüm yargılama giderlerinin ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin, müvekkili Hazineden alınmasına karar verilmesinin, müvekkilinin yasal hasım olması nedeniyle yerinde olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davanın kesinleşen uygulama kadastrosuna itiraz davası olduğu dikkate alınarak, mülkiyet nakli doğurmayacak şekilde, hüküm tesisi gerekirken; mülkiyet nakline neden olacak şekilde tapu iptali ve tescil hükmü kurulmasında; ayrıca davalı Hazine parselinin sonuç yüzölçümünün hüküm fıkrasında gösterilmemesinde; 6100 sayılı HMK’nin 304. maddesine aykırı olarak, şartları oluşmamasına rağmen tashih kararı ile kısa karar ve gerekçeli karar ile çelişki oluşturacak şekilde hükmün düzeltilmesinde, hükme esas bilirkişi raporunda değinilmesine ve buna göre dava konusu parsellerin sonuç yüzölçümünün hesaplanmasına rağmen, infazda tereddüte neden olacak şekilde, krokide (C) harfi ile gösterilen 1,69 m²’lik kısmın hükümde gösterilmemesinde isabet bulunmaması nedenleri ile istinaf talebinin kısmen kabulüne, sair istinaf itirazlarının reddine, … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.10.2019 tarihli ve 2017/87 Esas, 2019/170 Karar sayılı kararının ve aynı mahkemenin 31.10.2019 tarihli ve 2017/87 Esas, 2019/170 Karar sayılı tashih şerhinin, 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.2 ve 355. maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulü ile … ili … ilçesi … Mahallesi … Mevkiinde kain davalı Hazine adına kayıtlı yeni 215 ada 12 (eski 1288) parsel sayılı taşınmaz içinde kalan ve 17.05.2019 havale tarihli bilirkişi raporu ekinde bulunan krokide (A) harfi ile gösterilen 47,61 m²’lik kısım ile aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 3,00 m²’lik kısmın, davalı Hazine adına kayıtlı yeni 215 ada 12 (eski 1288) parsel sayılı taşınmazdan çıkartılarak, davacı … adına kayıtlı yeni 215 ada 10 (eski 1292) parsel sayılı taşınmaza eklenerek; … ili, … ilçesi, … Mahallesi … Mevkiinde kain davacı … adına kayıtlı yeni 215 ada 10 (eski 1292) parsel sayılı taşınmaz içinde kalan ve 17.05.2019 havale tarihli bilirkişi raporu ekinde bulunan krokide (C) harfi ile gösterilen 1,69 m²’lik kısmın, davacı … adına kayıtlı yeni 215 ada 10 (eski 1292) parsel sayılı taşınmazdan çıkartılarak, davalı Hazine adına kayıtlı yeni 215 ada 12 (eski 1288) parsel sayılı taşınmaza eklenerek; neticeten, … ili … ilçesi … Mahallesi … Mevkiinde kain davacı … adına kayıtlı yeni 215 ada 10 (eski 1292) parsel sayılı taşınmazın 1.957,93 m² yüzölçümü ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi … Mevkiinde kain davalı Hazine adına kayıtlı yeni 215 ada 12 (eski 1288) parsel sayılı taşınmazın 4.430,39 m² yüzölçümü ile ayrı ayrı tespit ve tapuya tescillerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, sınırın sabit olup Hazinenin taşınmazında artış meydana gelmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’ nin) 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi,

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplere ve temyiz edenin sıfatına göre, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.