Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/2166 E. 2023/782 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2166
KARAR NO : 2023/782
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/404 E., 2016/209 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet
HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyaların müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ulukışla Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.11.2015 tarihli, 2015/354 Esas, 2015/947 Soruşturma ve

2015/353 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında 5607 sayılı, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2015/404 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, suça konu kaçak sigaraların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; olaya ilişkin tutanaklar ve tüm dosya kapsamına göre suç işlendiği halde yetersiz ve eksik incelemeyle beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın sevk ve idaresindeki aracın güvenlik güçlerince yol uygulamasında durdurulması sonucu yapılan önleme aramasında, aracın içerisinden 160 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık aşamalarda değişmeyen savunmasında, sigaraları içmek için aldığını, ticari amacı olmadığını beyan etmiş, atılı suçu kabul etmemiştir.

3.Tütün eksperi tarafından düzenlenen 12.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki araçtan 160 paket kaçak sigaranın ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında sigaraları içmek için aldığını beyan etmesi, ele geçen sigaranın miktar itibariyle kişisel kullanım kapsamında kalması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Sanık … hakkında kamu davası açıldığı ve gerekçeli karar başlığında adı ve soyadı doğru yazıldığı halde, açıklanmakla geçerlilik kazanan ve hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sanığın adı ve soyadının dava ile ilgisi bulunmayan Hekim Yiğit olarak gösterilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

3.5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer verilen; “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
” şeklindeki düzenleme karşısında, suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar

verilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine karar
verilmesi isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenle açıklanan nedenlerle Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2015/404 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.