YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26698
KARAR NO : 2023/636
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/140 E., 2018/290 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 10.02.2012 tarihli ve 2012/418 Esas, 2012/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 29.11.2011-07.01.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca
10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 07.01.2012-11.01.2012 tarihleri arasında yolda ve nezarette, 11.01.2012-10.02.2012 tarihleri arasında tutuklulukta geçen sürelerin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca verilen cezadan mahsubuna karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 10.02.2012 tarihli ve 2012/418 Esas, 2012/21 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 17.09.2013 tarihli ve 2013/1110 Esas, 2013/1076 Karar sayılı ilamı ile;
“23.01.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış olan, Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının 4551 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile değiştirilen (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, 1632 sayılı Kanun’un Ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının “…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile…” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun’un Ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve iptal kararının suç tarihinden sonra yürürlüğe giren lehe kanun ile aynı hukuki sonuçları doğurması nedeniyle, uygulamaya yönelik bu konularda yeniden değerlendirme yapılması gerektiği”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 20.02.2014 tarihli ve 2013/1378 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 29.11.2011-07.01.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 07.01.2012-11.01.2012 tarihleri arasında yolda ve nezarette, 11.01.2012-10.02.2012 tarihleri arasında tutuklulukta geçen sürelerin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca verilen cezadan mahsubuna, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8 inci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 27.03.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 27.03.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 31.05.2017 tarihinde eşe karşı kasten yaralama suçunu işlediğinin Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2017 tarihli ve 2017/129 Esas, 2017/167 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/140 Esas, 2018/290 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince açıklanması geri bırakılan 20.02.2014 tarihli ve 2013/1378 Esas, 2014/48 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın 291.11.2011-07.01.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 07.01.2012-11.01.2012 tarihleri arasında yolda ve nezarette, 11.01.2012-10.02.2012 tarihleri arasında tutuklulukta geçen sürelerin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca verilen cezadan mahsubuna, karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.10.2021 tarihli ve 2020/66656 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1.Üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine,
2.Mahkumiyete konu cezayı cezaevinde yattığına,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıf yapılarak gerekçesiz hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/140 Esas, 2018/290 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.