YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/705
KARAR NO : 2007/956
KARAR TARİHİ : 12.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde vakfın dağılması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dilekçesinde; kurum müfettişi tarafından vakfın işlemlerinin teftişi sonunda düzenlenen 22.07.2005 tarihli raporunda belirtildiği gibi vakfın amacını gerçekleştirebilme imkanının kalmadığının tesbit edildiğini beyan ederek vakfın sona erdiğine karar verilmesini, davalı ise vakfın faaliyetlerini sürdürdüğünü ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, teftiş raporunda vakfın nakit mal varlığının bulunmamasının vakıf senedindeki amaçları gerçekleştirmesinin imkansız olduğunu göstermeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesinde, vakfın gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olduğu belirtilmiş, 116. maddesinde de amacın gerçekleşmesi olanaksız hale geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde vakfın kendiliğinden sona ereceği ve mahkeme kararıyla sicilden silineceği hükme bağlanmıştır. Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulmalarında, vakfın mal varlığının amacın gerçekleşmesini olanaksız kılacak şekilde azalmış olması, vakfın dağılmış sayılması için yeterli neden kabul edilmekte ise de, bu yetersizliğin araştırılıp belgeleriyle kanıtlanmış olması aranmaktadır. Bu bakımdan Yargıtay’ın denetimine de olanak sağlayacak şekilde, vakfa ait faaliyet raporları, bilançolar ve ilgili diğer belgeler getirtilip, vakfın faaliyetlerinin amaçlarını gerçekleştirmek için yeterli bulunup bulunmadığı ve ayrıca amacın gerçekleşmesi için yeterli mal varlığına (bina, araç, gereç ve arazi) sahip olmadığı araştırılarak bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırtılıp, oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.