Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/2058 E. 2023/1271 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2058
KARAR NO : 2023/1271
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/357 E., 2015/455 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık …’in gıyabında verilen kararın kovuşturma evresinde en son bildirdiği adresine 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi ve tebliğin mümkün olmaması halinde aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın adres kayıt sistemindeki adresine yapılması gerekirken, sanığın aynı zamanda MERNİS adresi de olan bilinen en son adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligat usulsüz olduğundan temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, mahkumiyet hükmüne ilişkin İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesince düzenlenen 11.12.2015 tarihli kesinleşme şerhinin hukuki değerden yoksun olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli 2014/357 Esas, 2015/455 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve eşya müsaderesine, katılan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; kararın usulsüz tebligattan dolayı tarafına ulaşmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, temyiz başvuru süresi elinden alınarak hükmün kesinleştirildiği, soyut tanık beyanlarından hareketle karar verildiği, kira kontratının dosyaya sunulmamış olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; Selamet… isimli yerde bulunan ve kira sözleşmesi sanık … adına düzenlenen 17 numaralı iş yerinde İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan karara istinaden yapılan aramada 3.400 paket sigara ve 900 adet puro ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık tüm aşamalarda, suça konu sigara ve puroların ele geçirildiği iş yerini kendisinin kiralamadığını, olaydan önce nüfus cüzdanını kaybettiğini ve 19.06.2013 tarihinde yeniden çıkarttığını fakat herhangi bir adli makama bildirimde bulunmadığını, bu olayda kaybettiği nüfus cüzdanının kullanılmış olabileceğini beyan etmiştir.

2. Sigara ve purolara ilişkin 24.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda; … ve GİB logolarını taşıyan yasan bandrollerin bulunmadığı, yasadışı olarak yurda girdiği ve kaçak olduğu görüşü bildirilmiştir.

3. Tanıklar Selamet… çalışanı olan … ve iş yeri sahibi …’ın beyanları dosya içerisinde mevcut olup, 05.11.2015 tarihli celsede sanık …’in fotoğraflarını teşhis ederek iş yerini kiralayan şahsın ‘…’ isimli kişi olduğunu beyan etmişlerdir.

4. İş yerine ait kira sözleşmesi fotokopisi dava dosyası içerisine alınmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm;
1. Olay tarihinde Selamet… isimli yerde bulunan 17 numaralı iş yerinde yapılan aramada kaçak tütün mamulü ele geçirildiği, sanık hakkında Ulusal Yargı Ağı Bilişim sistemi üzerinden yapılan sorgulamada aynı gün yine kira sözleşmesi … adına düzenlenmiş 6 numaralı iş yerinde ele geçirilen 9.200 paket kaçak sigaraya ilişkin sanık hakkında İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/85 Esas, 2020/124 Karar sayılı kararı ile beraat kararı verildiği ve istinaf incelemesi üzerine anılan dosyanın 22.02.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup, dosya içeriğinin incelenmesinde tanık olarak dinlenen … ve …’ın iş yerini kiralayan kişinin sanık … olmadığını beyan ettikleri, kriminal rapora göre de imza ve yazı örneklerinin sanığın eli ürünü olduğuna dair görüş bildirilemediği anlaşılmakla, sanık hakkında kesinleşen dava dosyasının iş bu dosya içerisine alınarak ve deliller birlikte

değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,

2.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli 2014/357 Esas, 2015/455 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.