YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5786
KARAR NO : 2007/11066
KARAR TARİHİ : 13.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Asıl dava dilekçesinde 19.153.750.000TL. öğrenim alacağının 14.8.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili, karşı davada ise haksız alınan yurtiçi maaşları olan 6.724.690.000 TL’nin tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Tebligat Kanununun 21.ve Tüzüğün 28.maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30.maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim …, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da ismini ve imzasını alarak bildirecektir.
Somut olayda davalılar … … ve …’a davacı vekilinin temyiz dilekçesi Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince yapılmışsa da, tebligat mazbatasında muhatapların adreslerinde bulunmama nedeni tespit edilmediği gibi bilgiyi verenin ad yazılmamış, kendisine bilgi verilen komşunun imzası da alınmamıştır. Bu durum karşısında Yasa ve Tüzüğün yukarıda açıklanan emredici kural ve koşullarına uyulmamış olması nedeni ile adı geçen davalılar adına yapılan tebligatlar geçersizdir.
Bundan ayrı olarak; Tebligat Yasasının 35.maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi de adına tebligat yapılan kişiye karşı daha önce usule uygun olarak bir tebligat yapılabilmesi koşuluna bağlıdır. Dosyanın incelenmesinde davalılardan … ve …’e daha önceden bir tebligat yapılmadığı gibi dava dilekçesi, mahkeme kararı ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin yasanın 35.maddesi gereğince tebligat yapıldığından bu davalılara yapılan tebligatında geçerliliğinden bahsedilemez.
Buna göre mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutularak mahkeme kararının ve davacı temyiz dilekçesinin davalılar … ve …’e, davacı temyiz dilekçesinin ise yine davalılar … … ve …’a usulüne uygun olarak tebliğ edilip temyiz süresi de beklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.