Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1964 E. 2023/980 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1964
KARAR NO : 2023/980
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına dair karar

Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2018 tarihli ve 2017/510 Esas, 2018/132 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine daha önce 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasına karar verilmiş olduğundan bahisle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın itiraz edilmeksizin 21.03.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli ve 2022/20170 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/158261 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/158261 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında yaralama suçundan Amasya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.11.2013 tarihli ve 2013/231 Esas, 2013/488 sayılı kararı ile mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın denetim süresinde 23.09.2014 tarihinde yaralama suçundan Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/210 esas, 2017/409 sayılı kararı ile mahkum edildiğinin ihbar edildiği, ihbar sonucunda Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2018 tarihli ve 2017/510 Esas, 2018/132 sayılı kararı ile sanık hakkında daha önceden anılan Mahkemenin 2016/96 Esas, 2016/279 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; söz konusu açıklanan hükmün dosyanın diğer sanığı Cengiz Bahadır hakkında olduğu gözetildiğinde, sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Amasya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 26.11.2013 tarihli ve 2013/231 Esas, 2013/488 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Tük Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası ve beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın itiraz edilmeksizin 28.01.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği hâlde Mahkemenin 19.04.2016 tarihli ve 2016/96 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmış olduğundan bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.

Oysa anılan kararın incelenmesinde; dosyadaki inceleme dışı diğer sanık Cengiz Bahadır hakkında verilen hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararı olduğu tespit edilmiştir.

3. Sanık …’ın tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlemiş olması nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan ihbar üzerine Mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2018 tarihli ve 2017/510 Esas, 2018/132 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.