YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2062
KARAR NO : 2006/3586
KARAR TARİHİ : 01.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan bilirkişi kurulu raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 11.maddesinin birinci fıkra- sının (f) bendinde tarım arazisi niteliğinde bulunan taşınmaz malın değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Buna göre taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Birinci bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaz kuru tarım arazisi olarak kabul edilip kuru şartlarda münavebeye alınan buğday ve nohut ürünlerine göre değerlendirilmiş olmasına karşın ikinci bilirkişi kurulu raporunda, -birinci bilirkişi kurulu raporu ile çelişir biçimde, sulu arazi olduğu belirtilerek buğday, şekerpancarı ve kuru fasülye ürünlerine göre değer belirlenmiş ise de; yapılan keşiflerde taşınmazın ne şekilde sulandığına ilişkin özel bir tespit yapılmadı- ğından, sulamanın kaynağının ve bu kaynağın taşınmaza olan uzaklığı, taşınmazın tamamında ve her mevsim için sürekli ve düzenli bir sulama için yeterli olup olmadığı hususu keşifle bilirkişiler tarafından ayrıntılı olarak araştırma yapılarak belirlenmeden ve sulama giderlerinin miktarı da açıkça belir- tilmeden, sulu kabul edilip sulu tarım arazisinde münavebeye alınacak ürünlere göre ve buğdayın da sulu arazideki verim miktarı üzerinden değerlendirme yapılmış olması,
2-Birinci bilirkişi kurulu raporunda münavebeye alınan buğday ürününün kuru şartlarda değerlendirme tarihi (2001 yılı) itibariyle dekar başına ortalama verim, üretim gideri ve kg. başına ortalama satış fiyatına ilişkin veri cetvelinin İlçe Tarım Müdürlüğünden, ikinci bilirkişi kurulunca münavebeye alınan şeker pancarının kg. başına ortalama satış fiyatının İlçe tarım müdürlüğü ve şeker fabrikasından, getirtilip, raporda yazılı değerlerin bu verilere uygun olup olmadığının denetlenmemesi,
3-Tamamı 5498,35 m2 olan taşınmazın kamulaştırılan 765,67 m2’si düşüldükten sonra kalan 4732,68 m2’lik kısmının büyüklüğü, konumu ve geometrik yapısı gözetildiğinde tarımsal işletme bütünlüğünün olumsuz etkilenmesi söz konusu olmadığı halde artan kesimde ikinci bilirkişi raporunda %2 değer kaybı hesaplanmış olması,
4-4650 sayılı yasa ile değişik Kamulaştırma Yasası hükümleri ile hakime, adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit etme hak ve yetkisi verilmiş olmakla birlikte bu hak ve yetkinin kullanılmasında objektif davranılması ve bilirkişi kurulları tarafından birbirinden farklı olarak belirlenmiş olan değerlerden birinin kabulü halinde bunun dayanakları ve gerekçesinin de denetime olanak verecek biçimde açıkça gösterilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden ikinci bilirkişi kurulunca düzenlenen yüksek değeri içeren raporun adil ve hakkaniyete uygun olduğu gibi genel ifadelere dayalı gerekçelerle hükme esas alınması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi niteliği açıkça ve denetime olanak verecek biçimde saptanmalı, bunun sonucunda taşınmazın fiilen sulandığının kesin olarak belirlenmesi halinde yukarıda açıklanan hususlarda eksiklikler de giderilerek buna göre hüküm kurulması; susuz tarım arazisi olduğunun saptanması durumunda ise, kuru arazilerde münavebeye alınacak ürünlere ilişkin İlçe Tarım Müdürlüğünün bildireceği dekar başına ortalama verim ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatları esas alınarak değerlendirme yapılıp kamulaştırma bedelinin belirlenmesi için bilirkişi kurullarından ek raporlar alınması, raporların bozma gereklerine uygunluğu da denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.