Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3133 E. 2023/9401 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3133
KARAR NO : 2023/9401
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kasten yaralama suçuna ilişkin olarak hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, katılan … vekili ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri, karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2014 tarihli ve 2014/6263 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında mağdur …’a karşı yağma suçundan, mağdur … …’ya karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılma istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 3 Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2014 tarihli ve 2014/173 Esas, 2014/366 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, kasten yaralama suçnudan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci ve 52 nci maddeleri uyarınca doğrudan 2.000,00 TL adli para cezası ilc cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … 3 Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2014 tarihli ve 2014/173 Esas, 2014/366 Karar sayılı kararının katılan vekilleri ve o yer Cumhuriyet Savcısı temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.03.2021 tarihli ve 2019/2294 Esas, 2021/5630 Karar sayılı kararı ile,
“….1-)Öncelikle karar tarihinden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1 inci maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, tehdit suçundan uzlaştırma işlemi uygulanarak uzlaştırma sağlanamaması durumunda sanığın anılan suçtan mahkumiyeti yerine yetersiz ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2-) Hukuki alacağı tahsil amacıyla kasten yaralama suçu yönünden; 6763 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile değişik CMK’nın 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…”
Nedeniyle bozulmasına kararı verilmiştir.

4. Bozma kararı üzerine … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/181 Esas, 2021/434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçnudan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca doğrudan 2.000,00 TL adli para cezası; katılan …’e karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası cezaladırılmasına ve aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Suç vasfının yanlış tayin edildiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Mahkûmiyet için yeterli delilin bulunmadığına,
2. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 11.02.2014 günü katılan …’yi telefonla arayarak “…ya benden hiçbir şey istemeden boşanacaksın, ya da evdeki eşyaları çilingirle alacağım, sana neler yapacağım göreceksin, …” diye tehdit ettiği, ertesi gün saat 07.30 sularında kendisine ait olup katılan …’in kullandığı cep telefonunu katılan …’i darp ederek aldıktan sonra katılan …’nin evinin önüne gelerek kapıyı açmasını söyleyip aksi halde oğlunu öldürmekle tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Katılanların aşamalarda alınan beyanlarında olayı (1) numaralı paragrafta anlatılan şekilde gerçekleştiğini ileri sürmüşlerdir.

3. Sanığın ise suçlamayı kabul etmediği görülmüştür.

4. Dosya içerisinde bulunan 12.02.2014 tarihli tutanakta olayın kolluğa intikal şekli ve sanığın yakalanma anının açıklandığı saptanmıştır.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafında bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfının Yanlış Tayin Edildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, katılan …’nin beyanını destekler nitelikteki katılan …’in ifadeleri, Olay ve Olgular başlıklı bölümde 4 numaralı bendte belirtilen delil ile, Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafında yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında sanığın suç teşkil eden eylemi gerçekleştirdiği ve eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve aynı Yasa’nın 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki tehdit suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmemiş olup, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Mahkûmiyet İçin Yeterli Delil Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan … beyanları ve bunu doğrulayan katılan … beyanı, tutanaklar ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan …’den kaynaklı haksız tahrik oluşturabilecek bir fiilin dosya kapsamından tespit edilememesi karşısında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Vesair Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan ile sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünden açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/181 Esas, 2021/434 Karar sayılı kararında katılan ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.