YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/840
KARAR NO : 2008/4082
KARAR TARİHİ : 07.04.2008
Davacı … ile davalı … vd. aralarındaki kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili davasına dair … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 02/11/2006 günlü ve 2006/28-146 sayılı hükmün bozulması hakkında Dairece verilen 26/06/2007 günlü ve 2007/6059-6039 sayılı ilama karşı davalılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Mahkemenin ilk kararının temyizi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda; Belediye Başkanlığı yazılarına göre dava konusu taşınmazın imar planları ve meskun mahal dışında, mücavir alan içinde ve bir kısım belediye hizmetlerinden yararlandığı anlaşılmakla bu nitelikteki bir taşınmazın Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 … ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca arsa niteliğinde kabulünün olanaksız bulunduğu, bu nedenle taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, buna bağlı olarak tarım arazisi olarak kabul edilecek olan taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faiz oranının %6 yerine %5 olarak kabulünün de doğru bulunmadığı belirtilmiştir. Karar düzeltme aşamasında Dairenin 04.12.2007 … ve 2007/9307-10657 sayılı geri çevirme kararı üzerine … Belediye Başkanlığının 15.01.2008 … ve 11 sayılı yazısı incelendiğinde dava konusu 113 Ada 38 parsel sayılı taşınmazın çevresinin meskun olduğu, belediyece sağlanan (yol, su, çöp toplama, elektrik ve aydınlanma) hizmetlerinden yararlandığı, belediye mücavir alan sınırları içerisinde kaldığı, yerleşim alanlarına 500-600 metre uzaklıkta ve ilçenin gelişme istikametinde bulunduğu, ilk bozmaya dayanak yapılan 17.05.2007 … ve 128 sayılı Belediye yazısında taşınmazın çevresinin meskun alan olmadığının sehven yazıldığı bildirilmiştir. İlgili Belediye Başkanlığının bu yazısı içeriği göz önünde tutulduğunda mahkemece taşınmazı arsa kabul eden ve bu niteliğine göre değerlendirme yapan rapora dayanarak hüküm kurulmuş olması kural olarak doğru bulunduğundan davalı yanın bu nedenle yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26.06.2007 … ve 2007/6059-6039 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyada toplanan tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde;
Yukarıda açıklanan nedenlerle taşınmazın arsa olarak kabulü doğru ise de bu yolda değerlendirme yapan bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti davasında hakim, bilirkişi kurulunun 11. maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirleyen rapor veya raporlar ile tarafların yargılama aşamasındaki beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir bedel tespit edecektir. Anılan Yasanın 8. maddesi gereğince kıymet takdir komisyonunun belirlediği değer mahkemece ve bilirkişi kurulunca dikkate alınmaz. Taşınmazın vasfının arsa olarak belirlenmesi durumunda, yukarıda sözü edilen Yasanın 11. maddesinin (g) bendi hükmü uyarınca, mahkemece resen ya da tarafların bildireceği emsal taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları getirtilip, bu emsalleri tek tek inceleyen, emsal olamayacakların emsal alınmama nedenini açıklayan, bunların içinden alınacak somut emsali belirleyen ve emsalin satış fiyatına Devlet İstatistik Enstitüsü (TÜİK) toptan eşya fiyat endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihindeki fiyatını, dolayısıyla da yapılacak karşılaştırma sonucu dava konusu taşınmazın fiyatını belirleyen rapor aldırılmalıdır.
Yasa ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun düşmeyen bir yöntemle dava konusu taşınmazın değerini belirleyen ikinci bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması,
2- Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası gereğince, bedelin tespitinde etkisi olan tüm unsurlar gerekçeleri ile ve değere katkı oranları ile ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilmek suretiyle kamulaştırma bedeli saptanmalıdır. Dava konusu taşınmazın ve emsal alınan taşınmazın ayrı ayrı incelenmesi neticesi aradaki farklılıkları, üstün ve eksik yönleri tek tek tespit edilmeli, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazların değerine olan etkisinin ne olduğu gerekçeleriyle saptanmalı ve bu suretle karşılaştırma neticesi dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir. Hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda böyle bir karşılaştırma yapılıp, emsal ve dava konusu taşınmazın birbirlerine olan üstün ve eksik yönlerinin belirtilmemiş olması,
3- Hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın değeri 99.173,99 YTL olarak tespit edilmesine karşın mahkemece 100.000 YTL olarak kamulaştırma bedelinin bankaya yatırılması ve bu miktar kamulaştırma bedeline hükmedilmesi,
4- Bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan 183 parsel numaralı taşınmazın 03.10.2005 günlü satışına esas alıcısını, satıcısını ve satış bedelini gösterir tapu kaydının getirtilip raporun denetlenmemesi,
5- Dava konusu taşınmazın somut emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden ya da yüz ölçümünden düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tespiti bakımından bu taşınmazların imar düzenlemesi sonucu oluşup oluşmadıklarının Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmaması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, eksik bilgi ve belgeler getirtildikten sonra yukarıda sözü edilen bir ve iki numaralı bozma sebepleri doğrultusunda ikinci bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, alınan bu ek raporun bozmaya ve yasaya uygunluğu da denetlendikten sonra oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.