Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/5664 E. 2023/9538 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5664
KARAR NO : 2023/9538
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 2015/21415 soruşturma numaralı ve 04.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-d-h, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/228 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, …, …, …, hakkında nitelikli yağma ve hakaret suçlarından beraatine, sanık … haklarında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

3. … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/228 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.12.2020 tarihli ve 2018/1461 Esas, 2020/4749 Karar sayılı kararı ile;
“1-Sanıklar …, …, … ve … hakkında hakaret suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;Dosya içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA
2-Sanıklar …, …, … ve … hakkında yağma ve yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
İddianamede anlatılan eylemin bir bütün hâlinde tek bir yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mahkemece eylemin bölünerek yağma suçundan sanıkların beraatine, basit yaralama suçundan ise mahkûmiyetine karar verilerek, 5271 sayılı CMK’nin 225. maddesine aykırı olarak hukuken iki farklı sonuç doğuran hüküm kurularak infazda duraksamalara neden olunması,”
Nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2021/34 Esas, 2021/297 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, … ve … haklarında yağma suçundan beraatine, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; onama kararı verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanıkların ikrarı ve darp raporu ile eylemin sübut bulduğuna, diğer sanıkların da sanık … ile birlikte cezalandırılması gerektiğine,
2. Sanık beyanlarına dayanarak karar verildiğine,
3. Vesaire
İlişkindir.
Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Sanıklar lehine tek vekalet ücreti verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanıklardan …’un … Disco isimli işyerinin işletmecisi, …’in güvenlik elemanı diğer sanıkların da işyerinin çalışanları oldukları, olay gecesi olan 21.01.2015 günü saat 00.00 ile 01.00 sıralarında katılanın amcası H.K. ile birlikte bu yere gittiği, amcasının kısa bir süre sonra mekandan ayrıldığı, katılanın vermiş olduğu dilekçe ve ifadesinde mekanda 1 şişe viski açtırıp 450,00 TL olan bedelini peşin ödemesine rağmen, saat 03.00 sıralarında mekan sahibi olan sanık …’un yanında 4 çalışanı ile birlikte gelerek kendisinin dışarı çıkmasını istediklerini, kendisinin viski söyleyip hesabı ödediğini, içkiyi bitirmediğini anlatmaya çalıştığını fakat kendisine “Hadi lan çık buradan, ananı avardını sinkaf ederiz” diye hakaret edip, dövmeye başladıklarını, kendisini döverek dışarı çıkardıklarını, olaydan sonra cebini kontrol ettiğinde 5.000 doların cebinde olmadığını dövüldüğü sırada alındığını iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. Sanıklar …, … ve …’un aşamalarda alınan savunmalarında özetle; işyerinde çalıştıklarını olay günü katılanın sarhoş vaziyette işyerine geldiğini, bir süre sonra yanına erkek misafirinin geldiğini, katılanın taşkınlık yaptığı için gelen misafirin de kısa süre sonra yanından ayrıldığını, daha sonra katılanın diğer masadaki müşterileri rahatsız ettiği için …’nin katılanın kolundan tutup dışarı çıkardığını başka kimsenin müdahalesinin olmadığını, kendisinden zorla para almadıklarını, katılanın 3-4 bira içtiği ve kesinlikle viski söylemeyip 50,00 TL gibi bir ücret ödediğini beyan etmişler ve aynı şekilde sanık …’de benzer savunmalarda bulunarak olaya kendisinden başka kimsenin müdahil olmadığını, katılandan para almadığını, suçlamaları kabul etmediklerini savunmuşlardır.

3. Mahkeme gerekçesinde; katılanın cebinden darp edildiği sırada 5.000 dolarının yağma suretiyle alındığı iddiasının soyut kalıp, savunmaların aksine başkaca bir delil elde edilemediği, sanıkların emniyet aşamasında alınan ilk beyanlarının dahi birbiriyle örtüştüğü gözetilerek olayların savunmalarındaki gibi gelişmekle birlikte, mekanda taraflar arasında oluşan bir tartışma ve devamında güvenlik görevlisi sanık …’nin müdahalesinin olduğu ve zor kullanmakla dışarı çıkartırken katılan ile arasında meydana gelen bir etkili eylem olayı olduğunun kabulü gerektiği, nitekim katılanın bu yönde raporu sanık …’nin de kendisini savunduğu yönünde tevil yollu ikrarının bulunup, dinlenen sanık garson … ve …’ün de bu etkili eylemin oluşunu mahkeme aşamasında verdiği tevil yolu savunmaları ile de doğruladıkları, diğer sanıkların katılanı darp ettiklerine dair yeterli, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğini ileri sürmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Sanıkların Mahkumiyetlerine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarının birbiriyle örtüştüğü, güvenlik görevlisi sanık …’nin müdahalesinin olduğu ve zor kullanmakla dışarı çıkartırken katılan ile arasında meydana gelen bir eylem olayı olduğu, bununla ilgili dinlenen tanık beyanları doğrultusunda sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden
1. 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/4. maddesinde “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklinde düzenleme bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.10.1978 tarihli ve 2/324-350 sayılı ve 12.11.1979 tarih, 1979/2-229 Esas, 1979/477 sayılı Kararlarında belirtildiği üzere: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas aldığı ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olduğu, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin tek vekalet ücretine hükmedilmesi şeklindeki uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olup hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2021/34 Esas, 2021/297 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.