Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/37261 E. 2023/1043 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/37261
KARAR NO : 2023/1043
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

BOZMA ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/309 E., 2021/308 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM :Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2017/449 Esas, 2018/119 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkraları uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yönelik hüküm kurulmuştur.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/718 Esas, 2018/104 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyasının,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.01.2020 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunması üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 07.06.2021 tarihli ve 2020/1334 Esas, 2021/3651 sayılı Kararı ile hükmün ” her aşamada suçlamayı reddeden sanığın beyanına karşılık, tek ve belirleyici delil statüsünde bulunan tanığın, duruşmada SEGBİS aracılığıyla mutlaka dinlenilmesi ayrıca sanık olarak yargılandığı kendi dosyasındaki tüm aşama beyanlarının dosya içerisine getirtilerek sanığın hukuki durumunun buna göre taktir ve tayininin gerekmesi ve sanık hakkında doğrudan ve yalnızca TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekmesi” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/309 Esas, 2021/308 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci,ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yönelik tekrar hüküm kurulmuştur.
5. Bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.09.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle;
Bozma sonrası dosyanın tek delili olan tanığın mahkeme huzurunda dinlendiğinde sanığın PKK propagandasının yapıldığı yurtsever gençliğin faaliyetlerine katılıp katılmadığını hatırlamadığını ancak önceki beyanlarını tekrar ettiğini, önceki beyanlarını hatırlamadığı için hangisinin doğru olup olmadığını bilmediğini ancak mahkeme huzurunda verdiği ifadenin doğru olduğunu beyan ettiğine , bu şekliyle sanığı hatırlamadığının ortaya çıktığına, dijital materyallerin yasa dışı şekilde ele geçirildiğine ve raporun taraflı kişiler tarafından hazırlandığına, alt sınırdan uzaklaşılması ve TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın mahkemenin başka dosyalarında yargılanan sanıklar …, …, . ve … isimli şahıslara ait dijital materyallerde fotoğraflarının olduğu, fotoğrafların TJA (Teyrebazen Jinen Azad-Özgür Kadın Hareketi) tarafından başlatılan “Önderliğime, Özgürlüğüme, Toprağıma Sahip Çıkıyorum”adı altındaki Kırşehir’de yapılan eylemlerde çekildiği ve sanığın bu fotoğraflarda “xwedi derkeve” ibareli Türkçesi “sahip çık” olan afişi tuttuğu, yine sanığın duvarında sözde PKK bayrağının ve PKK terör örgütünün kurucuları arasında yer alan M.D.’ın ve PKK mensuplarından Kırşehirli S.A.’ın resimlerinin olduğu odada 4 kişi ile birlikte fotoğrafının bulunduğu, bu odada yer alan panoda …’ın ve PKK terör örgütü militanlarının leşker giyinmiş ellerinde kaleşnikof silahlarıyla fotoğraflarının bulunduğu, bu odada fotoğraf çektiren sanığın PKK terör örgütünün amaç eylem ve faaliyetlerini benimsediği anlaşılmıştır. Yine sanığın bulunduğu bir resimde miting alanında “EDİ BESE Jİ REBER APO AZADİ” yazılı olduğu ve bu yazının Türkçe olarak “artık yeter önder apoya özgürlük” anlamına geldiği ve yerde çömelen şahsın sanık olduğu, sanığın alnına sardığı bez parçalarının PKK terör örgütünün sözde bayrak renkleri olduğu,sanığın bulunduğu grupla birlikte bir eliyle PKK militanlarının yapmış olduğu el işaretini yaptığı, diğer eliyle PKK terör örgütünün sözde bayrağını salladığı böylelikle sanığın PKK terör örgütünün amaç eylem ve faaliyetlerini benimsediği anlaşılmıştır. 8 Mart 2015 tarihli Dünya Emekçi Kadınlar Günü başlıklı video içerisinde sanığın kalabalık bir oda içerisinde bulunduğu,bu oda içerisinde PKK terör örgütünün sözde bayrak ve amblemlerinin, örgüt üyeleri S.C., F.D., L.S.’in resimlerinin bulunduğu ve sanığın başında sarı, kırmızı yeşil renkli bandajla kalabalık grupla halay çektiği, halay şarkısı olarak “dağdan şehre iniyorlar, vurun vurun gerillalar,onlar sosyalizmi getirecek kış yaz bahar vurun vurun gerillalar, hep savaşırlar aslanlar gibi vurun vurun gerillalar, onlar özgür kılacak vatanını vurun vurun gerillalar şehitlerin intikamını alın, Biz botanda yürüyoruz PKK’nın askerleriyiz doktorumuz PKK”sözlerinin söylendiği, sanığın da video süresince halay çekerek elleriyle terör örgütünün işaretini yaptığı ve böylelikle sanığın PKK terör örgütünün amaç-eylem ve faaliyetlerini benimsediği anlaşılmıştır.
Tanık Ö.S. talimat ile alınan beyanında Kırşehir CBS’de verdiği ifadesini tekrar ettiğini, orada belirttiği isimlerin ve eylemlerin doğru olduğunu, propagandanın belirttiği gibi HDP parti binasında yapıldığını ve kendilerini yönlendirmeye Ankara ve Diyarbakır’dan kişilerin geldiğini, bu gelen kişilerin yönlendirmesiyle kırsala gitmeye karar verdiğini ve daha sonra pişman olduğunu, sanığın iktisak fakültesinde öğrenci olduğunu ve propaganda yapılan yurtsever gençliğin faaliyetlerine katıldığını ancak sanıkla çok fazla samimiyetinin olmadığını,sanığın kırsala katılıp katılmadığını bilmediğini ancak PKK faaliyetlerine bizzat katıldığını beyan ettiği, bozmadan sonra mahkemece alınan beyanında ise; bu hususta mahkeme huzurunda verdiği beyanların aynen doğru ve geçerli olduğunu, aradan uzun zaman geçtiği için sanık hakkında söylediklerini net olarak hatırlayamadığını ancak verdiği ifadeleri aynen tekrar ettiğini, sanığın yurtsever gençliğin faaliyetlerine katılıp katılmadığını hatırlamadığını ancak önceki beyanını tekrar ettiğini, sanığın ismini hatırlamadığını beyan ettiği görülmüştür.
Sanığın PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanmasına dahil olduğu ve bu yapılanma çerçevesinde faaliyette bulunduğu, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere terör örgütünün gençlik yapılanmasının örgütsel toplantılarına katıldığı, bu örgütsel toplantılarda örgütün dağ kadrosuna adam kazandırılmaya çalıştırıldığı, ayrıca sanığın dosya kapsamında bulunan dijital materyallerinin incelenmesinde örgütsel dijital materyallerin yer aldığı, sanığın hem kendi hem de mahkemenin başka sanıklarının dijital materyallerinde PKK terör örgütünün sözde bayrağının ve dağ kadrosundaki örgüt elemanları ile fotoğraflarının bulunduğu, sanığın örgütün amaç ve menfaatleri doğrultusunda eylemlerinin bulunduğu ve hiyerarşi içerisinde yer aldığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ayrıca sanığın bu örgütle önceden beri süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunması ve örgüt içinde uzun yıllardır bulunması örgüte tam bir bağlılık içinde hareket etmesi bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilerek buna göre cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, dinlenen tanık Ö.S’nin bozma öncesi beyanında PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan devrimci yurtsever gençliğin faaliyetlerine ve toplantılarına bizzat sanığın da katıldığını beyan etmesi ve bozma sonrasında da daha önce mahkeme huzurunda vermiş olduğu beyanların doğru olduğunu aradan uzun zaman geçtiği için beyanlarını hatırlamadığını ancak tekrar ettiğini söylemesi ve gerek sanığın kendisine ait gerekse aynı suç isnadıyla yargılanan diğer dosya sanıklarının dijital materyallerinden ele geçirilen fotoğraflarda PKK terör örgütünün gençlik yapılanmasının organize ettiği eylemlere katılarak örgütün propagandasının yapıldığı marşlar eşliğinde halaylar çeken, örgütün sözde bayrağını sallayan, örgütün dağ kadrosunda olan üyeleriyle fotoğrafları olan sanığın mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafilerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2021/309 Esas, 2021/308 sayılı Kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.