YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6709
KARAR NO : 2023/209
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
Sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürüklülükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 inci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2017 tarihli ve 2016/107 Esas, 2017/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İlk derece mahkemesi kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2019/5843 Esas, 2020/1064 Karar sayılı kararı ile atılı suçtan beraat yerine mahkumiyete karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/137 Esas, 2020/276 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.04.2022 tarihli ve 9-2022/56441 sayılı temyiz ret ve onama talepli Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi mağdur beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi mağdur beyanlarına itibar edilmemesinin hukuka aykırı olduğu, sanığın beyanlarının çelişkili olduğu, tanık beyanlarına itibar edilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
“Sanık savunmaları, mağdure ve müşteki beyanları, tanık anlatımları, adli tıp raporu, Yargıtay bozma ilamı ve dosyadaki tüm belge ve deliller incelenerek yapılan yargılama sonucunda;
Olay günü; mağdurenin beyanına göre; sanığın akşam saatlerinde yanına gelerek ”gel birlikte gezelim” dediğini, teklifi kabul ettiğini, sanık ile birlikte Kirazlı Mahallesinde Vakıflar İlköğretim Okulunun arkasında bulunan boş araziye gittiklerini, etrafta kimsenin olmadığını, burada sanığın kendisine ”seni seviyorum, seninle evlenmek istiyorum, seni annenden isteyeceğim” diyerek sarıldığını, yanağından ve dudağından öptüğünü, elini eşofmanından içeri sokarak vajinasını okşadığını, daha sonra da elini çıkarttığını, sanığın daha önce de zaman zaman kendisine facebooktan mesaj göndererek ”seni seviyorum, evlenmek istiyorum” diyerek mesaj yazdığını iddia edilerek açılan kamu davasında,
Mağdurenin … …Hastanesi’nden alınan rapora göre; IQ:45 orta derecede mental reterdasyon olduğunun tespit edildiği, olayı ilk Zeytinburnu … Merkezi’ndeki öğretmeni…’ya anlattığı ve bu beyanların tanık…’nun anlatımlarıyla da doğrulandığı,
Yine Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun raporuna göre; mağdurda Hafif – Orta Derecede Zeka Geriliği saptandığı, suç tarihi itibarıyla on beş yaşında olan ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 23.12.2016 tarihli raporla beyanlarına ancak ana hatları ile itibar edilebileceği belirlenen mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları, savunma, olayın intikal şekli ve süresi ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her
türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beratine karar verilerek hüküm kurulmuştur.” şeklindedir.
IV. GEREKÇE
1. Suçtan doğrudan zarar gören katılan mağdurenin kanuni temsilcinin hükmü temyiz etmemesi yaş küçüklüğü nedeniyle atanan vekilin temyiz hakkını ortadan kaldırmayacağından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/137 Esas, 2020/276 Karar sayılı kararı katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.