Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13009 E. 2023/1188 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13009
KARAR NO : 2023/1188
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan Ret/ Düzeltilerek Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçelerinde; İzmir ili, … ilçesi, … köyü 1079 parsel (ifrazen 1774 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde özetle; acele el koyma dosyasında 2017 yılı münavebe planı esas alınarak belirlenen değerin düşük olduğunu, 2018 yılı münavebe planına göre değer biçilmesi gerektiğini, objektif değer artış oranı ile arta kalan kısımdaki değer azalı oranının düşük olduğunu belirtmiştir.

2.Davalı … ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartlarının oluşmadığını, satın alma girişiminde bulunulmadan dava açılmasının hatalı olduğunu, herhangi bir pazarlık görüşmesi yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit edilen bedel ile acele el koyma bedeli arasındaki fark bedelin kesinleştiğinde ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışının belirlenmesinde aynı kriterlere dayanıldığını, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki niteliği bağ olmakla birlikte fiilen üzerinde bağ olup olmadığının açıkça tespit edilmediğini, sulu olarak değerlendirilen taşınmazın sulama kaynağının ne olduğunun açıklanmadığını,arta kalan kısımlarda değer azalışı hesaplanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, objektif değer artış oranının düşük hesaplandığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki asma ya da ağaçlara dair bir bedel hesaplaması yapılmadığını, verim ve fiyat düşük alınarak düşük bedel belirlendiğini, arta kalan kısım için belirlenen değer azalış oranının düşük olduğunu, yasal faiz tarihlerinin yanlış belirlendiğini ve idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kapama bağ niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, … Sulama Birliği sulama kanalından yıl boyu sulanabilen dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda sulu sayılmasının ve kamulaştırmadan arta kalan kısımların tamamı açısından değer kaybı oranı belirlenmesinin yerinde bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranlarının taşınmazın nitelik ve konumuna uygun düştüğü; ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesinin kararları doğrultusunda davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gibi, yasal faiz bitiş tarihi ve 7139 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesiyle 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin değiştirilen sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesi, 27.11.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğinden üçer aylık vadeli hesaba bloke edilen ve karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedelinin işlemiş nemalarıyla birlikte davalıya derhal ödenmesi yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca istinaf sebeplerinin dikkate alınmadığını, aynı yer 1074 ve 1081 parsel sayılı taşınmazlar için … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/589 Esas sayılı dosyasında %350 objektif değer artış oranı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi ve 12 nci maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacı idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda dava konusu taşınmazda 445 adet asma bulunduğu kabul edilerek maktuen değer biçilmiş olup kamulaştırılan kısmın yüzölçümü de dikkate alındığında taşınmazın kapama bağ niteliğinde olduğu kanaatine varılmış olup, kapama bağ niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net üzüm geliri esas alınarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ile dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı da uygun görülmüştür.

3. Dava konusu taşınmazların sulama kaynağı ve yeterliliği hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklanmıştır.

4. Taşınmazın bulunduğu yer İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağından üretim masraflarının brüt gelirin 1/3ü oranında alınması doğrudur.

5. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

7. Buna karşın dava konusu … Köyü eski 1079 parsel sayılı 4830 m² yüzölçümlü taşınmazın 3.614,19 m²lik kısmının yol olarak kamulaştırılan alanda kaldığı ve ifrazen 1774 parsel numarasını aldığı, arta kalan 886,63 m²lik kısmın 1773 parsel ve 329,18 m²lik kısmın 1775 parsel olarak tescil edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda arta kalan toplamı olan 1.215,81 m² için %5 oranında değer azalışı olacağı hesaplanmış ise de, arta kalan kısımlarda her bir bölümünün yüzölçümü, konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerine göre ayrı ayrı değer azalışı uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile,

2.Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,

Davalı … vd. den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.