YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1618
KARAR NO : 2023/852
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Haberleşmenin gizliliğini ihlal
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/573 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraate karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.06.2020 tarihli ve 2016/353312 sayılı, katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
Katılanların, sanıklara ait … yerinde çalıştıkları ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma iddiası ile işten çıkarıldıkları ve haklarında aynı nedene dayalı olarak kamu davası açıldığı, sanıklarında katılanlar arasında geçen haberleşme içeriklerini katılanların sanık olarak yargılandığı dava dosyasına delil olarak sundukları iddia edilen olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.11.2007 tarihli ve 248/251 sayılı kararı ile uyum gösteren 25.03.2014 tarihli, 2013/74 Esas ve 2014/140 Karar sayılı Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere; mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve 1412 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin son cümlesine paralel bir hüküm içeren 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulanabileceği, “İddianamede tarif edildiği şekli ile fiilin suç teşkil etmemesi ve fiilin suç olmaktan çıkarılması halleri” dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması alınmadan beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeden, derhal beraat kararı verilmesi gereken bir durum bulunmadığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü maddesin ikinci fıkrasına yanlış anlam verilerek, aynı Kanunun 191 inci ve 147 nci maddeleri gereğince sanıkların sorgusu yapılmadan, deliller takdir edilip, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/573 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.