YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21882
KARAR NO : 2023/1416
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/390 E., 2016/268 K.
SUÇ : 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2014/390 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na (2820 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 113 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında birden fazla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması ve bu kararlar hakkında silinme
koşullarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.08.2021 tarihli ve 2017/21408 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1.Verilen cezayı kabul etmediğine,
2.Kendisine ait imza olup olmadığı araştırılmadığından eksik kovuşturma ile karar verildiğine,
3.Eski mahkûmiyetlerinden kaynaklanan cezaların üzerinden beş yılı aşkın zaman geçtiğine, bu nedenle hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğuna,
4.Re’sen tespit edilecek nedenlere, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Eşitlik ve Demokrasi Partisinin (eski adı ile Sosyaldemokrat Halk Partisi) 24.11.2012 tarihinde yapılan olağanüstü kurultayında kapatılmasına karar verilmesi sonrasında, anılan partiye ait mal varlığının Hazine’ye geçmiş olması nedeni ile başlatılan tasfiye işlemleri kapsamında, İlçe Başkanlığı tarafından 2820 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerin tutulmadığı tespit edilmiştir.
2.Çifteler İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı tarafından sunulan 11.05.2015 tarihli yazı ve ekinde yer alan belgeler uyarınca, sanığın, 31.07.2002 tarihinde ilçe yönetimine atanan kişiler arasında olduğu, yine yazı ekinde sanığa ait adli sicil kaydı ile ikametgah kağıdının bulunduğu anlaşılmıştır.
3.Sanık mahkemece tespit edilen savunmasında, herhangi bir şekilde Eşitlik ve Demokrasi Partisine üyelik talebinde bulunmadığını, sanayide esnaflık yaptığını, isminin biri tarafından yazıldığını bilmediğini, defter tutmaya ilişkin bir bilgisinin bulunmadığını, suçlamayı kesinlikle kabul etmediğini, adının Adem Süligöz tarafından yazdırıldığını düşündüğünü, bu kişinin de esnaflık yapmakta olduğunu, beyan ettiği görülmüştür.
4.Sanık savunmasında geçen aynı dava kapsamında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılan Adem Süligöz’ün mahkemece tespit edilen savunmasında Eşitlik ve Demokrasi Partisinin ismini ilk defa iddianame ile öğrendiğini, bu parti ile herhangi bir alakasının bulunmadığını, kesinlikle bu partiye üye olmadığını, kurucu üyeliğinin de bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini, il başkanı olarak gözüken İbrahim Arslan isimli şahsı tanımadığını beyan etmiş, yine daha sonra alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini, 2000 yılından sonra tam tarihini hatırlayamadığı bir dönemde CHP’nin Çifteler İlçesinde kurucu üyeliğini yaptığını, ancak dava konusu SHP partisi ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını beyan etmiş, dosya içerisinde bulunun 31.07.2002 tarihli alındı
belgesi altındaki imza gösterilerek sorulduğunda ise belge üzerindeki İlçe Başkanı altındaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
5.Suç tarihi itibarı ile 2820 sayılı Kanun ile ilgili partinin tüzük ve varsa iç yönetmeliğine göre; ilçe teşkilatında zorunlu defterlerin tutulmasından münhasıran yetkili ve sorumlu kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
2820 sayılı Kanuna göre tutulması zorunlu defter ve kayıtları tutmadığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın ilçe yönetim kurulunda bulunduğu dönemde, anılan Kanun ile ilgili partinin tüzük ve varsa iç yönetmeliğine göre; ilçe teşkilatında zorunlu defterlerin tutulmasından münhasıran yetkili ve sorumlu kişi veya kişilerin olup olmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1.Sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen 2820 sayılı Kanun’un 113 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde öngörülen hapis cezası alt haddinin 6 ay hapis cezası olmasına karşın, sanık hakkında alt hadden ceza verildiği belirtilmekle birlikte, temel cezanın 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi,
2. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşan kanaate göre hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile değişik ve suç tarihi itibarıyla uygulanması mümkün olmayan 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasındaki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2014/390 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.