YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17689
KARAR NO : 2023/1801
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/437 E., 2021/550 K.
KATILANLAR :
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğitemyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2015 tarihli ve 2015/283 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü, 53 üncü
ve 54 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 2.500.00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
2.Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2015 tarihli ve 2015/283 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2019/29748 Esas, 2021/3274 Karar sayılı ilâmıyla;
“02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Sanığa ait işyerinde yapılan aramada ele geçirilen ürünlerin toplam 27 adetten ibaret olması karşısında, temel cezada alt hadden uzaklaşılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı gözetilmeden adli para cezasında teşdit uygulanması,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğundan” bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2021/437 Esas, 2021/550 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.12.2022 tarihli ve 2021/107783 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
1.Katılanlar lehine 5.900,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
2. Adli emanetteki eşyaların müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanlar vekili 11.03.2015 tarihli şikâyet dilekçesi ile sanığa ait Sabun Sarayı isimli iş yerinde taklit markalı ürünler satıldığını beyan ederek şikâyetçi olmuştur.
2.Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.03.2015 tarihli ve 2015/1306 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde 12.03.2015 tarihinde yapılan aramada satışa arz edilmiş halde … Limited, …. ve …firmaları adına tescilli markaları taşıyan ve bilirkişi raporu ile taklit markalı oldukları tespit edilen toplam 27 adet çanta ve cüzdana el konulmuştur.
3.Sanık savunmalarında; suça konu çanta ve cüzdanları iş yerinde gelen bir seyyar satıcıdan satın aldığını ve tanesini 10-15 TL’ye sattığını beyan ederek, atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2021/5224 sayılı Uzlaştırıcı Raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
5.Bozma sonrası yapılan yargılaması neticesinde; sanığın 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; sanık yüzüne karşı verilen hükmü temyiz etmemiştir.
IV. GEREKÇE
1.İddianamede müsaderesi talep edilen suça konu eşyalar hakkında Mahkemesince her zaman bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
2.Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan firmalar lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2021/437 Esas, 2021/550 Karar sayılı kararına yönelik katılan firmalar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “Katılan firmalar kendilerini tek vekille temsil ettirdiğinden ve davaya Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi sıfatıyla bakıldığından; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5.900,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan firmalara eşit olarak verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.