Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/2194 E. 2006/3108 K. 13.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2194
KARAR NO : 2006/3108
KARAR TARİHİ : 13.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde davacının “… …” olan soyadının “…” olarak değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece talebin nüfus müdürlüğü tarafından düzeltilmesi gerektiğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde gerçekte soyadının … olmasına karşın nüfus kütüğüne … … olarak yazıldığını, bunun sosyal yaşantısında zorluklar yarattığını ileri sürerek soyadının … olarak değiştirilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının Bulgaristan vatandaşlığından Türk vatandaşlığına geçerken bildirim formunda soyadının “…” olduğu halde nüfusa yanlış geçtiği, gerekli düzeltmenin nüfus müdürlüğünce yapılması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden, davacı …’ın Türkiye’de nüfus kütüğüne kaydedilmesine dayanak oluşturan “Kanun Yoluyla Türk Vatandaşlığını Kazanma Bildirim Formu”nda soyadının … … olduğu ve bu soyadı ile kütüğe kaydedildiği, buna göre ilgilinin nüfus kütüğüne geçirilişi sırasında dayanak belgesi ile kütükteki kayıt arasında herhangi bir yanlışlığın (maddi hatanın) bulunmadığı anlaşılmaktadır.
1587 Sayılı Nüfus Yasasının 11. maddesi ile Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetlerine Ait Kuruluş Görev ve Çalışma Yönergesinin 151. maddelerinde belirtildiği üzere, kişinin nüfus kütüğüne kaydı sırasında nüfus memurlarının yaptığı maddi hataların dayanağı belgelere uygun olarak düzenlenmemesi durumunda bunların nüfus müdürlüğünce düzeltilmesi; bunun dışında kalan ad ve soyadındaki düzeltme ve değişikliklerin ise Nüfus Yasasının 46. maddesi uyarınca ancak mahkeme kararı ile yapılması gerekir. Somut olayda davacının soyadı nüfus kütüğüne bildirim formuna uygun olarak “… …” olarak işlenmiş bulunduğuna göre ortada nüfus müdürlüğünce düzeltilecek maddi bir hatadan sözedilemeyeceğinden, davaya Nüfus Yasasının 46. ve Türk Medeni Kanununun 27. maddeleri hükümleri çerçevesinde bakılıp, toplanacak kanıtlarla oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile görev yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.