Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8259 E. 2022/8946 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8259
KARAR NO : 2022/8946
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.06.2021 tarih ve 2017/1378 E. – 2021/719 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki cari hesap alacağı kapsamında davalının borcunu ödemediğini bunun üzerine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı şirket arasında konsinye satış üzerinden bir ticari ilişki kurulduğunu, henüz mallar üzerinde gerekli denetim yapılmadan davacı tarafça müvekkiline ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye konu borcun müvekkiline teslim edilmeksizin marketlerde konsinye bırakılan malların fatura edilmesi şeklinde oluştuğunu, konsinye satış noktasında anlaşılan mallar üzerinde gerekli incelemeler tamamlandıktan sonra müvekkili tarafından 103 adet faturanın davacı yana iadeli taahhütlü mektup yolu ile gönderildiğini, ancak davacı tarafın postayı almaktan imtina ettiğini, ödemezlik definde bulunduklarını, davacının müvekkilinden alacağı bulunmadığını savunarak; davanın reddine ve %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından düzenlenen toplam 2.390.771,58 TL tutarındaki 118 adet faturanın davalı yanın ticari defterlerine kayıt edildiği, davalı tarafça toplamda 2.173.535,98 TL ödemede bulunulduğu, yapılan ödemenin düşülmesi ile davacı yanın alacaklı olduğu miktarın 217.234,80 TL olduğu, ancak davalı tarafından düzenlenen toplam 502.887,52 TL tutarlı iade faturaları ile davalı yanın davacıdan 285.652,92 TL alacaklı hale geldiği, davalı tarafça düzenlenen iade faturalarının konsinye satış ilişkisi kapsamında ayıplı ve yetersiz ürünlere ilişkin olduğunun savunulduğu, bu beyan ile davalı yanın ispat yükünü kendi üzerine aldığı, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı tarafından sunulduğu belirtilen satın alma formu ile taraflar arasında konsinye satış ilişkisinin kurulduğu belirtilmiş ise de, anılan formun esasen davalı tarafça sunulduğu, satın alma formunun davacı yan ile ilgisinin tespit edilemediği, konsinye satış ilişkisinin davacı tarafından da inkar edildiği, dosya kapsamında başkaca bir delile rastlanılmadığı, ancak davalı tarafça cevap dilekçesi ile yemin deliline dayanıldığı, davacı yana taraflar arasında konsinye satış ilişkisinin kurulduğu ve bu kapsamda mal iadesi yapıldığı hususunda yemin teklifi edildiği, yemin davetiyesinin davacı yana usulüne uygun olarak 26/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davacı şirket yetkilisinin belirlenen duruşmada hazır bulunmadığı, her ne kadar davacı vekilince şirket yetkilisinin yurtdışında olduğu ve pandemi nedeniyle ülkeye dönüş yapamadığı belirtilmiş ise de, davacının yurtdışında bulunmasının teklif edilen yemininin yerine getirilmesine engel teşkil etmediği, tebliğ tarihi itibariyle Ukrayna ile Türkiye arasında uçuşa engel herhangi bir tedbirin bulunmadığı, yurtdışında bulunmanın kabul edilebilir bir mazeret olmadığı, davacı yanın yemini eda etmekten imtina ettiği, bu hali ile yemin konusu vakıaları ikrar ettiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, cari hesap alacağına ilişkin olarak başlatılan takibe itirazın iptali istemidir. Davalı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin konsinye satış ilişkisi olduğunu iddia etmiş, bu hususta davacıya yemin teklifinde bulunmuştur. Davacı şirkete yemin metni tebliğ edilmiş, davacı vekilince duruşmada davacı şirket yetkilisinin yurtdışında olduğu beyan edilerek, yemin metninin yeniden tebliğ edilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, davacının talebi reddedilmiş, davacının yurtdışında bulunmasının teklif edilen yemininin yerine getirilmesine engel teşkil etmediği, tebliğ tarihi itibariyle Ukrayna ile Türkiye arasında uçuşa engel herhangi bir tedbirin bulunmadığı, yurtdışında bulunmanın kabul edilebilir bir mazeret olmadığı, davacı yanın yemini eda etmekten imtina ettiği belirtilerek davacının yemin konusu vakıaları ikrar ettiği kabul edilmiştir. Ancak davacı şirket yetkilisinin yurtdışında olduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmakta olup mahkemece davacının mazereti kabul edilerek yeniden yemin metninin tebliği gerekirken aksi şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.