Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1399 E. 2023/1684 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1399
KARAR NO : 2023/1684
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1120 E., 2022/3338 K.
FER’Î MÜDAHİL :… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 08.01.2019
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/9 E., 2021/769 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının emlak komisyonculuğu yapan davalıya ait iş yerinde asgari ücret ile 17.06.2008 tarihinde işe başladığını, işyerinde müşteri karşılama, gelen posta ve kargoları alma, temizlik, çay kahve ikramı ile yemek yapımı, servisi ve bulaşık işleri ile uğraştığını, iş akdinin davalı tarafından 20.10.2017 tarihinde feshedildiğini, davalının bu çalışmaları Kuruma bildirmediğini iddia ederek 17.06.2008 ile 20.10.2017 tarihleri arasındaki hizmetlerin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacının müşteri temsilcisi olarak iş yerinde çalıştığını, davacının bizzat imzalamış olduğu Müşteri Temsilci Sözleşmesi’nin 4. maddesi uyarınca bağımsız olarak çalıştığını, davacı gibi işyerinde prim usulü çalışanların bulunduğunu, satış başına %50 prim aldıklarını, maaşlı çalışan olmayan davacının iş yapamadığı dönemde de avans aldığını, davacının aynı zamanda Avon kozmetik ürünlerinin de pazarlamasını yaptığını, davacının serbest çalışmasından dolayı şehir dışına gidip 2-3 ay gelmediğinin de olduğunu, işyerinin 2008-2009 yıllarında home ofis olarak kullanıldığını bu nedenle müşteri temsilcisi ihtiyacı da olmadığını, bu tarihlerde davalının nişanlı olduğunu ve ofis işlerine zaman zaman nişanlısının yardım ettiğini 15 günde bir de … isimli şahsın temizlik yaptığını, davacının davalıya ait işyerinde 2011 yılında müşteri temsilcisi olarak çalışmaya başladığını ve 2014 yılında işe gelmeyi bıraktığını, davacının kendine ait kargoları teslim aldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalıya ait … sicil numaralı işyerinin 20.12.2010 tarihinde kanun kapsamına alınmış olması ve davacının 20.12.2010 tarihinden önceki çalışmalarına ilişkin bir delilin dosyada bulunmaması, karşısında davacının iş akdinin 20.12.2010 tarihinde başladığı ve 20.10.2017 tarihinde sona erdiği kanaati ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ait … sicil numaralı iş yerinde asgari ücret ile 20.12.2010-20.10.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, tanık beyanlarıyla da davacının kesintisiz olarak çalıştığının kabulü gerektiğini, bu çalışmaların SGK’ ya bildirilmediğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş sözleşmesi kapsamındaki hizmet tespitinin aksi yazılı delil niteliğinde bir bilge ile ispatlanması gerektiğini, sözleşme kapsamında davacının komisyon usulü ile iş yerinde bulunduğunu, müvekkilinin SGK’ lı çalışanı olmadığını, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davacının kendi kusuru ve yasal süresi içinde yapmadığı başvuru nedeniyle sonradan hak iddia etmiş olmasının hukuken mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tüm dosya kapsamı, SGK kayıtları, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen müşteri temsilcisi sözleşmesinin içeriği, bordro tanık beyanları, resmi kurumlardan gelen müzekkere cevapları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işveren yanında talebe konu sürede kesintisiz olarak hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı, davacının tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 17.06.2008-20.10.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.