YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1016
KARAR NO : 2023/1768
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Gümrük İdaresi
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Gümrük İdaresi vekili, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî Onama, kısmî İncelenmeksizin İade, kısmî Bozma
Gümrük İdaresi Vekili Yönünden;
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanun’u kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olup suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekili Yönünden;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2013 tarihli ve 2012/167 Esas, 2013/98 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na (5015 sayılı Kanun) muhalefet
suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, sanık Metin … hakkında ise 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye, hak yoksunluklarına, eşya ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
2.Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2013 tarihli ve 2012/167 Esas, 2013/98 Karar sayılı kararının sanık … hakkında kurulan beraat kararı ile sınırlı olarak katılan EPDK vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.03.2016 tarihli ve 2014/24891 Esas, 2016/4443 Karar sayılı ilâmıyla; “Dosya kapsamı ve 12/04/2012 günlü olay tutanağında; hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık Metin … yönetimindeki 27 B 6235 plaka sayılı araç ile yanında sanık … olduğu halde seyir halinde iken; polis otosunu görünce orada bulunan petrol istasyonuna girmesi üzerine aracın yanına gidildiğinde, araçtan yoğun akaryakıt kokusu geldiğinin tespit edilerek yapılan aramada, aracın sökülmüş olan arka koltuklarının yerinde 60 adet 25 er litrelik bidonlar içerisinde toplam 1500 litre kaçak mazotun ele geçirildiği, aracın niteliği ve bidonlara konulu vaziyetteki akaryakıt miktarı da dikkate alınarak araca binen kişi tarafından akaryakıtın görülmemesinin mümkün bulunmadığı ve sanık …’ın akaryakıttan haberinin olmadığı yönündeki savunmasının da gerçeği yansıtmadığı gözetilerek atılı suçtan mahkumiyeti yerine oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/594 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Gümrük İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.06.2018 tarihli, 2017/8001 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
5.Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2018/9330 Esas, 2020/18096 Karar sayılı ilâmıyla gıyabi kararın suçtan zarar gören ve katılan sıfatını alan EPDK vekiline tebliği ile hükmü temyiz etmesi halinde ek tebliğname düzenlenmesi için tevdii kararı verilmiştir.
6.Dava dosyası, EPDK vekilinin gıyabi karar tebliği üzerine hükmü temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.01.2023 tarihli, 2022/73751 sayılı, kısmî incelenmeksizin iade, kısmî bozma görüşlü Ek Tebliğname ile Daireye tekrar tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan EPDK vekilinin temyiz istemi; zarar giderilmediğinden şartları oluşmadığı halde sanık hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine karar verildiğine, nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerekirken herhangi bir karar verilmediğine ve EPDK lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Hakkındaki 21.02.2013 tarihli mahkûmiyet kararı temyiz edilmeden kesinleşen sanık Metin … yönetimindeki …. plaka sayılı kapalı kasa kamyonet ile yanında yolcu olarak sanık … olduğu halde seyir halinde iken polis otosunu görünce petrol istasyonuna girmesi üzerine aracın yanına gidildiğinde, araçtan yoğun akaryakıt kokusu geldiği tespit edilerek Hassa Sulh Ceza Hakimliği’nin 23.03.2012 tarihli ve 2012/81 Değişik İş sayılı önleme araması kararı ile yapılan aramada, aracın sökülmüş olan arka koltuklarının yerinde 60 adet 25’er litrelik bidonlar içerisinde toplam 1500 litre ulusal markeri geçersiz motorin ele geçirilmiştir.
2.Sanık …’ın savunmasında atılı suçu inkar ettiği belirlenmiştir.
3.Tübitak Marmara Araştırma Merkezinin (MAM) 18.05.2012 tarihli raporu dosya arasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5015 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olup suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı, mahkemece kamu davasına katılmasına karar verilmiş olmasının da hükmü temyize hak vermeyeceği anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanık Metin … hakkında ”Hukuki Süreç” başlığında (1) numaralı bentte belirtilen mahkemenin 21.02.2013 tarihli kararı ile verilen nakil aracının müsaderesini de içerir mahkûmiyet kararının temyiz edilmeden kesinleştiği ve mahkemece 25.10.2016 tarihli hükümde nakil aracı ile ilgili bir karar verilmediği cihetle; nakil aracı ile ilgili temyize konu hüküm bulunmadığından katılanın nakil aracına yönelik temyiz talebi inceleme dışında bırakılarak sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik inceleme yapılmıştır.
1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü fıkrasının onbirinci ve onikinci fıkraları kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü fıkrasının onbirinci ve onikinci fıkraları ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
(10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği de gözetilerek) hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanun’lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiikinci fıkraları ile aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek mahkemesince sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
2.Sanığın adli sicil kaydında görülen yabancı mahkeme ilâmları getirtilerek 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesindeki erteleme hükümlerinin uygulanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi kapsamında tekerrüre esas teşkil edip etmediklerinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Açılan davanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar gören EPDK olduğu halde suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin müdahilliğine karar verilerek EPDK yerine Gümrük İdaresi lehine vekalet ücreti takdir edilmesi,
Hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2016 tarihli ve 2016/184 Esas, 2016/594 Karar sayılı kararına yönelik Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2016 tarihli ve 2016/184 Esas, 2016/594 Karar sayılı kararına yönelik katılan EPDK vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.