Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2005/11239 E. 2006/323 K. 30.01.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11239
KARAR NO : 2006/323
KARAR TARİHİ : 30.01.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm … tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 101.maddesi hükmüne göre vakıf, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Kurulmuş olan bir vakfın özgülendiği amaç doğrultusunda varlığını sürdürmesi ve yönetim organlarınca da bu amacın gerçekleştirilmesi esastır. Vakfeden tarafından kuruluş senedinde belirlenen vakfın örgütlenme biçimi, zorunluluk doğmadıkça kural olarak vakıf organlarınca değiştirilip genişletilemez. Bununla birlikte Türk Medeni Kanununun 112. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 25.maddelerine göre de; kesin ihtiyaç hasıl olduğu takdirde ve haklı nedenlerin bulunması halinde, vakfın örgütünde yönetiminde ve işleyişinde değişiklik yapılabilir.
Somut olayda; kurulup tescil edilmiş olan Gebze Eğitim Vakfına ait senedin 7.maddesinde vakfın organları vakıf başkanı ve mütevelli heyet olarak belirlendikten sonra 8.maddesinde Gebze Kaymakamının vakfın ve mütevelli heyetin başkanı olduğu 9.maddesinde ise Gebze Belediye Başkanı, İlçe Milli Eğitim müdürü, Gebze Özel İdare Müdürü ile milli eğitime katkıları olacak kişiler arasından Gebze Kaymakamı tarafından her yıl için seçilecek iki üyeden oluşacağı hükme bağlandığı halde, yukarıda sözü edilen Türk Medeni Kanununun 112. ve Tüzüğün 25.maddelerine göre kesin ihtiyaç bulunduğu belirlenmeden ve haklı nedenlerin varlığı yöntemince araştırılmadan, vakfın örgütünde, yönetiminde ve işleyişinde değişiklik oluşturacak şekilde kamu görevlilerini vakıf yönetiminden uzaklaştırmayı amaçlayan, vakfın yönetimine yönetim ve denetim kurulunu getiren değişikliklerin tescili,
./.
-2-
2005/11239-2006/323

2-Vakıf senedinin 3.maddesinde vakfın amacına uygun olarak yedi fıkra halinde sayılan ve 2.maddedeki vakfın belirlenen amacının açılımı niteliğinde bulunan vakfın yapacağı faaliyetlerin yeni düzenlenen senette gösterilmemiş olması,
3-Vakfın kuruluş mal varlığına ait mevcut senedin 4.maddesinin, Türk Medeni Kanununun 106.maddesine aykırı olarak yeni senette belirlenmemesi,
4-Vakfın adı Gebze Eğitim Vakfı olduğu halde, kararda Gebze Eğitim ve Kültür Vakfı olarak yazılması,
5-5072 sayılı Yasanın “Temel ilkeler” başlığını taşıyan 2.maddesinin “kamu görevlileri görev unvanlarını kullanarak vakıf organlarında görev alamaz” hükmünü içeren (d) bendi uyarınca vakfın kuruluş senedinin 8.maddesinde Gebze Kaymakamının vakfın ve mütevelli heyetinin başkanı olacağı ve 9.maddesinde de Gebze Belediye Başkanı, İlçe Milli Eğitim Müdürü, Gebze Özel idare Müdürü ile Milli Eğitime katkısı olacak kişiler arasından Gebze Kaymakamı tarafından her yıl için seçilecek iki üyeden meydana geleceği hükme bağlanmış iken, yapılan yeni düzenleme ile Gebze Kaymakamının vakıf ve mütevelli heyetin başkanlığından sıfatları belirtilen kamu görevlilerinin de mütevelli heyetten çıkarılmak suretiyle yapılan değişikliklerin tescili istenilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, vakıf hukukunda esas olan vakfın kuruluş senedine yansıyan kurucu iradenin –yasaların buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla- olduğu gibi korunması ve sürdürülmesidir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere 5072 Sayılı Yasanın 2.maddesinin (d) bendi uyarınca kuruluş senedinde vakfın başkanı ve mütevelli heyet üyelerini düzenleyen 8. ve 9.maddelerinde yapılan değişiklikler mahkemece tescil edilmiş ise de, 21.09.2004 günü yürürlüğe giren 5234 Sayılı Yasanın 24.maddesi ve 5072 Sayılı Yasanın geçici 1.maddesinde öngörülen süre 31.12.2005 tarihine kadar uzatılmış ve eklenen geçici 2.maddede 5072 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan vakıfların senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklı tutulmuştur. Dava konusu vakıf, anılan yasanın yürürlük tarihinden önce kurulduğu cihetle, kuruluş senedindeki kamu görevlilerinin görev unvanlarını kullanma hakkının saklı olduğunun kabulü gerekir. Sonuç itibarıyla böyle bir düzenleme kurucu iradeye aykırı düşecektir. Oysa kurucu irade, vakıf başkanı ve mütevelli heyet üyeliğinde kişiyi değil, görev unvanını esas almıştır. 5072 Sayılı Yasaya 5234 sayılı Yasayla eklenen geçici 2.madde hükmü de bu amaçla düzenlenmiş bulunmaktadır. Açıklanan tüm bu nedenlerle vakıf senedinde buna ilişkin olarak yapılan sözkonusu değişikliğin tesciline ilişkin istemin kabulü,
./.

-2-
2005/11239-2006/323

Doğru görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.01.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.