YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6851
KARAR NO : 2023/603
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 03.03.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının astsubay olarak görevli iken “Askeri Casusluk” davası olarak belirtilen davanın soruşturması aşamasında somut hiçbir delil yokken evinde arama yapılıp 06.07.2012 tarihinde gözaltına alındığı, 07.07.2012 tarihde serbest bırakıldığını, hakkında örgüt üyeliği suçlamasıyla açılan dava sonucun … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarih, 2014/100-2016/37 sayılı kararında davacının beraatine karar verildiğini, kararın 21.10.2016 tarihinde kesinleştiğini, davacının bu davaya dahil edilmesi sonucunda önü kesilerek yükselmesine engel olunduğunu, yargılama sürecinde ordudan atılma tehlikesi yaşadığını, gözaltı kararı sonrasında teşhir edildiğini, gazetelerde çıkan haber ve yorumlarda hakkında kötü ifadeler kullanıldığını, ordudan atılma endişesi yaşadığını, yargılama sürecinde üzüntüleri nedeniyle hastalanıp tedavi görmek zorunda kaldığını belirterek uğradığı manevi zarar nedeniyle uğradığını belirterek 1.000.000,00 TL manevi tazminatın 06.07.2012 tarihinden işleyecek yasal faiziyle beraber davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 12.07.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığının resen incelenmesi gerektiğini, davacının dilekçesi ekine davasını ispata yarar belge sunmadığından dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiğini, esas bakımından ise; talep edilen miktarların fahiş olduğunu ve yapılan işlemin Yasa gereği toplum asayişini temin için zorunlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2017 tarihli ve 2017/187 Esas, 2017/310 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2017/3465 Esas, 2018/3121 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2021 tarih, 2019/13803 sayılı tebliğnamesi ile hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğundan bahisle kararın bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi, davacının kumpas sonucu gözaltına alınıp, yargılanması, meslekten atılma tehlikesi yaşaması dolayısıyla yargılama sürecinde yaşadığı üzüntü için hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça yetersiz olduğuna ve ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücretinin düzeltilmesine yöneliktir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100-2016/37 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan 06.07.2012-07.07.2012 tarihleri arasında gözaltına alınıp yapılan yargılama sonucunda beraatine karar karar verildiğini, kararın 02.10.2016 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinin sanık ve müdafiine tebliğ edilmediğini, davacı vekilinin 03.03.2017 tarihinde dava dilekçesi verdiğini ve nihayet davacı hakkında tazminat isteme koşullarının gerçekleştiğini tespitle, manevi tazminat miktarının davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre, olayın cereyan tarzı, tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği, uygulamada bu tür manevi tazminat taleplerinde gözaltında-tutuklulukta geçen her gün için 50,00-100,00 TL manevi tazminata hükmedileceğinin yerleşik kararlarda belirtildiği gerekçesiyle davacının gözaltında geçirdiği süre, sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçun niteliği dikkate alındığında 100,00 TL manevi tazminatın 06.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemekle birlikte davacı lehine hükmedilen 3.960,00 TL vekalet ücretinin 770,00 TL şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100-2016/37 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının şantaj, kişisel verileri kayıt altına alma, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, yasaklanmış bilgileri temin ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarında 06.07.2012-07.07.2012 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kalan davacının, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve hukuka aykırı olarak kişisel verileri ele geçirme suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda beraatine hükmedildiği, hükmün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinde öngörülen görevli mahkemeye süresinde davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınması neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki düzenlenmeye göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca mahkemece kabul edilen tazminat miktarına göre hükmedilen vekalet ücretinde isabetsiz bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2017/3465 Esas, 2018/3121 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.