YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7122
KARAR NO : 2009/1387
KARAR TARİHİ : 23.02.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı …’ in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın ve asilin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … Ltd.Şti. ile müvekkili arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve diğer davalının sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğunu, kredinin geri ödenmesinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle hesabın 25.04.2002 tarihli ihtarname ile kat edildiğini, alacağın tahsili için önce 2002/666 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını ve teminat dışında kalan kısım için 2002/5432 esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalıların icra takibine itiraz ettiklerini iddia ederek 17.578 TL alacağa yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, hesabın katından sonra kredinin ödendiğini ve borcun sıfır olduğunu beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı bankanın 28.06.2002 tarihli ihtarnamesinde bildirdiği borç miktarı ve yapılan ödeme dikkate alınarak, talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-a)Davalı kredi borçlusu lehine toplam 260.000 TL tutarlı 06.09.2000 ve 13.08.1998 tarihli ipotekler tesis edilmiş olup, İİK’ nun 45.md. uyarınca alacaklının öncelikle ipoteğe müracaat edilmesi, sonra ipotek fazlası varsa ilamsız takip yapması mümkündür. Asıl borçlu borcundan bu hususun gözetilmemiş olması isabetsizdir.
b) Davacı banka 25.04.2002 tarihinde hesabı kat ettikten sonra 09.07.2002 tarihli hesap özeti bildirimde alacağının 28.06.2002 tarihi itibariyle 25.285 TL olduğunu bildirmiştir. Bu durumda alacağın 09.07.2002 tarihli bildirimdeki miktar esas alınıp, diğer yandan yanlar arasındaki sözleşmede temerrüt faizi oranı açıkça miktar olarak belirtilmemiş olduğundan, bu durumda bankanın 09.07.2002 tarihi itibariyle aynı kredi türündeki müşterilerine uyguladığı cari temerrüt faizi oranı dikkate alınarak ve icra takip tarihine kadar yapılmış ödemeler düşülüp takip tarihi itibariyle banka alacağının tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) (a) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı … Ltd.Şti., (2) (b) sayılı bentte açıklanan nedenle taraflar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 23.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.