YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12550
KARAR NO : 2023/9773
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.08.2011 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında katılanlara yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.05.2012 tarihli ve 2011/1641 Esas, 2012/1604 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılanlara yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına karar verilmiş, bu karar 16.06.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
C. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/252 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 28.08.2014 tarihinde eşe karşı kasten yaralama suçunu işlediğine ilişkin … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/699 Esas 2016/64 Karar sayılı mahkûmiyet kararının kesinleştiği ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında katılanlara yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
D. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/252 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.09.2021 tarihli ve 2020/33992 Esas, 2021/21008 Karar sayılı kararı ile;
“17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,”
Nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
E. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/882 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılanlara yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, zamanaşımı süresinin dolduğu, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay tarihinde eşi katılan … ve oğlu katılan …’i dövdükten sonra “şikayetçi olursanız sizin sülalenizi kuruturum” diyerek tehdit ettiği ayrıca katılan …’a hitaben “seni televizyon programlarına çıkan, karısını öldüren ve işkence yapan eşler gibi yaparım” şeklinde tehditte bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Katılanların aşamalarda birbirleriyle uyumlu beyanlarda bulundukları görülmüştür.
3. Sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Tanıklar B. B., A. A. Ve G. K.’nin katılanların beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1. Katılanların aşamalarda birbirleriyle uyumlu beyanları, tanıklar B.B., A.A. ve G.K.’nin katılanların beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları ve kolluk tutanakları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde unsurları belirtilen tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 16.06.2012 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 28.08.2014 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak, zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılması karşısında; hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin yedinci ve onbirinci fıkraları gereğince açıklanmasına karar verilen hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi yerine hüküm açıklanırken 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi yasaya aykırı ise de; aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/882 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.