YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8778
KARAR NO : 2022/10351
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … İdaresi vekili 22.03.2013 havale tarihli dava dilekçesi ile; Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğünce … İli … İlçesi …Köyünde 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı Kanun’la değişik 2/B maddesine göre yapılan çalışmalar neticesinde 127 ada 42 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı dışına çıkarıldığını, oysaki bu taşınmazın fiilî olarak orman olduğunu ileri sürerek, taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı Kanun’la değişik 2/B maddesi gereği orman sınırı dışına çıkarılma işleminin iptaline ve taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece verilen, davacı … İdaresinin davasının kabulüne, dava konusu 127 ada 42 parsel sayılı taşınmazın 2/B maddesine göre yapılan tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapu siciline tesciline ilişkin ilk hüküm, davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.03.2015 tarih ve 2015/2973 Esas, 2015/1452 Karar sayılı ilamıyla; “Mahkemece, keşif yapılarak taşınmazların hali hazırdaki eylemli durumu ile 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden olup olmadıklarının araştırılması, orman niteliği kaybolmuş ise, çekişmeli bölümler üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların sayısı ve yaşları kesin olarak saptanması, çekişmeli taşınmazların hükmen orman yapıldığı kadastro dosyaları da getirtilerek yapılacak keşifte somut olgulardan faydalanılması, çekişmeli taşınmazların nitelik yitirip yitirmediğinin bilimsel metotlarla kesin olarak saptanması gereğine ve kabule göre de, davanın, 2/B uygulamasının iptaline ilişkin olduğu kabul edilerek dava konusu edilen taşınmazlar yönünden 2/B uygulamasının iptali ile yetinilmesi gerekirken, zaten hükmen orman olarak kesinleşen parseller hakkında mükerrer sicil oluşturacak şekilde yeniden tescili yönünde hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde verilen, davalı bakanlık aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, … ili … ilçesi ….., Köyü 127 ada 42/B sayılı parsel yönünden açılan davanın reddine ilişkin ikinci hüküm, davacı … İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2016/7891 Esas, 2018/3420 Karar sayılı ilamıyla; ” Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verildiği halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, Dairenin bozma kararında çekişmeli taşınmazların 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirip yitirmediklerinin ve dolayısıyla 2/B parseli niteliğinde olup olmadıklarının tespiti için 1982 tarihine en yakın tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarının bilirkişiler marifetiyle incelenmesi ve taşınmazların niteliğinin kesin olarak belirlenmesi gerektiği vurgulandığı halde bozma sonrası yapılan yargılamada hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazlara uygulanan hava fotoğrafının tarihinin belirtilmediği, 1988 tarihli memleket haritası üzerinde taşınmazların niteliklerinin araştırılmadığı açıklanarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve … ili … ilçesi …….., Köyü 127 ada 42 sayılı parsele ilişkin olarak yapılan 2/B işleminin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 19.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.