Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/421 E. 2023/784 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/421
KARAR NO : 2023/784
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2019 tarihli ve 2019/356 Esas, 2019/786 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat karar verilmiştir.

2…. Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/518 Esas, 2020/4161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince hükmedilen 6 ay 20 gün hapis cezasının 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, yedinci ve sekizinci maddeleri gereğince 1 yıl denetim süresine tabi tutularak ertelenmesine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.12.2021 tarihli ve 2021/14639 sayılı temyiz istemlerinin esastan reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1.Hükmedilen ceza miktarının fazla olduğuna,

2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

3.Eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ve müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Mahkemece, sanığın idaresindeki otomobiliyle, gündüz vakti, meskun mahalde, asfalt kaplama sokakta seyrederken, olay mahalli olan dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, kendisine hitap eden DUR levhasına karşın kontrolsüzce kavşağa giriş yaptığı sırada aracının ön kısımlarıyla, gidiş yönüne göre sol taraftan gelen sürücü Ceyhun idaresindeki otomobilin sağ yan kısımlarına çarpmasıyla meydana gelen olayda, 05.11.2019 tarihli … Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda sanığın tam kusurlu olduğu tespit edilmişse de, mağdur … ve …’ın alınan kati adli muayene raporlarında kişinin vücudunda tıbben yaralanma olarak değerlendirilebilecek objektif harici travmatik lezyon tanımlanmadığı gözetildiğinde mağdurların yaralanmadığı dolayısıyla olayın maddi hasarlı trafik kazası olduğu bunun da ceza içeren kanunlarımızda suç olarak tanımlanmadığından bahisle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

2.Sanık aşamalarda, kendisinin ilerlediği sokakla kesişen yerin cadde olduğunu anlayamadığı zira buna ilişkin bir emarenin bulunmadığı, diğer aracın önüne aniden çıktığını, … içerisindeki kişilerde yaralanmanın olmadığını ileri sürmüştür.

3.Adli Tıp Kurumu … Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğü 31.07.2018 tarihli raporlarda … ve … hakkında ayrı ayrı olay tarihli raporda alında subjektif hassasiyet dışında kişinin vücudunda tıbben yaralanma olarak değerlendirilebilecek objektif harici travmatik lezyon tanımlanmadığı bildirilmektedir.

4…. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan 19.12.2018 tarihli Adli Trafik Kusur Bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda ve 05.11.2019 tarihli … Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda sanığın kavşakta geçiş önceliğine uymayarak asli kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi, olayın meydana geliş şeklini ve sanığın kusur tayinini yerinde bulmasına karşın mağdurlarda yaralanma bulunmadığına ilişkin tespiti isabetsiz bulunmuş, duruşma açılarak yargılamaya devam olunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, olay neticesi tedavi için … Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesine giden katılan …’nın geçici doktor raporunda “sol omuzda ve frontal bölgede hassasiyet” şeklinde, katılan …’un geçici doktor raporunda ise “frontalda hassasiyet” şeklinde bulgularının belirtildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin uygulamasına göre herhangi bir tıbbi müdahale ve harici bulgu bulunmayan hallerde de kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına yol açan durumların da yaralanma olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından (örneğin bkz.10.04.2019, 2017/7614- 2019/4830; 08/05/2014, 2013/20435-2014/ 11214), sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğundan bahisle sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

1.Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek yapılan ceza tayininde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması için başka engeli bulunmayan sanık hakkında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ”…5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6. fıkrasının (c) bendinde belirtilen zararın, maddî zarar olduğu, manevî zararı kapsamadığı, ancak söz konusu maddî zararın da hâkimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin uygulanabilmesi için, diğer koşulların varlığının yanında, “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi…” koşulunun yerine getirilmesi gerektiği ancak katılanların zararının giderilmediğini belirttiği, sanığın da zararı giderdiğine ilişkin iddiasını her türlü şüpheden uzak, somut bir şekilde karşıladığını kanıtlayamadığı gözetildiğinde sanık müdafiinin bu husustaki temyiz istemi reddolunmuştur.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen bu temyiz sebebi de uygun bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/518 Esas, 2020/4161 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.