YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12936
KARAR NO : 2023/560
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/157 Esas, 2016/792 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık hakkında cinsel söz ve sesler hakkında teşhis
işlemi yaptıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma yapılması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçlamayı kabul etmediğine, aramanın başkaları tarafından gerçekleştirmiş olabileceğine ve re’sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Katılan beyanı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılanın gece saat: 04.00 sularında aranarak telefonda numaranın gizlendiği, erkek bir şahsın cinsel içerikli sesler çıkarttığı, bunun üzerine telefonun katılan tarafından kapatıldığı, sanığın aynı telefondan üç kere aramasının olduğu, arama sürelerinin 110,173, 36 saniye süren görüşmeler olduğu anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında telefon hattının kendisine ait olduğunu, gece inşaat şantiyesinde kaldığını, bazen telefonunu arkadaşlarının kullandığını kendisinin aramadığını savunmuş ise de HTS kayıtlarından aramaların sabit olduğu, gecenin bu saatin de sanığın belirttiği gibi telefonu bir arkadaşına vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı bu nedenle aramaların sanık tarafından yapıldığı vicdani kanısına varılmıştır.
Sanığın aramalarda cinsel içerikli sesler çıkartmış olması ve sözler söylemesi, dikkate alındığında amacın cinsel taciz olduğu vicdani kanaatine varılmakla sanığın eylemi nedeni ile takdiren ve teştiden cezalandırılmasına, sabıkalı kişiliği dikkate alınarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezasının ertelenmesine yer olmadığına” şeklinde kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde mağdure beyanı, HTS kaydı ve tüm dosya içeriğinden sanığın aramanın başkası tarafından yapıldığına yönelik savunması hayatın olağan akışına aykırı olması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanığın müştekiye karşı eylemini telefonla gerçekleştirdiği sabit olmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ile artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Onama sebebine uygun olarak Tebliğname’deki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/157 Esas, 2016/792 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.