Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/8712 E. 2006/10149 K. 04.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8712
KARAR NO : 2006/10149
KARAR TARİHİ : 04.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporları hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Yasanın (4650 Sayılı Yasayla değişik) 11.maddesinin (f) bendi uyarınca arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme/tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde sağlayacağı net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmesinde, taşınmazın kuru ya da sulanabilir niteliği de gözetilerek dekar başına elde edilebilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğünün değerlendirme yılına ait verileri esas alması gerekir.
Dosyaya getirtilen İlçe Tarım Müdürlüğü cetvelinde erik ürününün dekara ortalama verimi 1000 kg, satış fiyatı 700.000 TL/kg; üretim gideri ise 210.700.000 TL/dekar olduğu halde bilirkişi raporlarında sırasıyla 1050 kg/dekar verim, 650.000 TL/kg fiyat ve 454.250.000 TL/dekar üretim gideri üzerinden değerlendirme yapılmış olması,
2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 alınmaktadır. Hal böyle iken hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 olarak kabulü,
3-İrtifak … kurulması nedeniyle taşınmazda oluşacak değer düşüklüğü oranının saptanmasında taşınmaz malın cinsi, kullanım biçimi ile irtifak hakkının niteliği, (boru hattı, enerji nakil hattı vs) kapladığı alan, yeri ve yönü gözönünde bulundurulmalıdır. Yargıtay uygulamalarında üzerinde irtifak … kurulmuş olan taşınmazda bu irtifak nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün (taşınmazın cinsi ve niteliğine uygun kullanımı önemli ölçüde etkileyen özel bir durum yoksa) irtifakdan etkilenen alanın mülkiyet değerinin arazide %35’ini, arsada %50’sini geçmeyeceği kabul edilmektedir.
Buna göre; tarım arazisi niteliğinde olan dava konusu taşınmazda oluşacak değer düşüklüğü oranı birinci bilirkişi kurulu ek raporunda %19,7 olarak belirlenmesine rağmen hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda yerinde olmayan gerekçelerle değer düşüklüğü oranının %6 olarak kabul edilmesi ve raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlarda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı ve raporların bozmaya uygunluğu denetlenmek suretiyle oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 4.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.