Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/24 E. 2023/950 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/24
KARAR NO : 2023/950
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 13.Asliye Ceza Mahkemesinin, 06/04/2016 tarihli ve 2014/347 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının d bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca doğrudan verilen 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2…. 13.Asliye Ceza Mahkemesinin, 06/04/2016 tarihli ve 2014/347 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 18/01/2022 tarihli ve 2020/7526 Esas, 2022/372 Karar sayılı ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3.5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1.fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, tensip zaptında basit yargılama usulünün uygulanmaması yönünde karar verildiği anlaşılmakla; bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonucunda … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13/10/2022 tarihli ve 2022/234 Esas, 2022/723 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının b bendi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca doğrudan verilen 8.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27/12/2022 tarihli ve 2022/142591 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Sanık üzerine isnat edilen taksirle yaralama suçu yönünden sanığın kusurunun bulunmadığına, olay günü sanığın alkollü olması ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığından bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında ceza verilmesine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

2.Diğer temyiz nedenlerine,

ilişkindir.

B.Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
1.Sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığına,

2.Diğer temyiz nedenlerine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Olay günü 1.51 promil alkollü olan sanığın … ‘ın … plaka sayılı aracıyla GMK Bulvarında doğudan batı istikametinde sol şerit üzerinden seyir halinde iken önünde aynı istikamette seyir etmekte olan katılan …’in idaresindeki … plaka sayılı aracı sağ taraftan geçmek istediği ve aracını sağ şeride geçirmeye çalıştığı, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile bu sırada sağ şeritte gitmekte olan …’ın idaresindeki … plaka sayılı aracın sol arka kısmına, daha sonrasında da önünde seyretmekte olan katılan …’in idaresindeki aracın arka kısımlarına çarptığı, çarpma neticesi araçlarda hasar meydana geldiği, ayrıca katılan …’in yaralandığı, yaralanma nedeniyle hayati tehlikeye maruz kaldığı ve kırığın hayati fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, duyu veya organlarından sürekli işlev yitirilmesine neden olunduğu, belirtilmiştir.

2.Sanığın aşamalardaki beyanları arasında çelişki bulunup ilk olarak kendisine sağ arka taraftan bilmediği bir aracın çarpması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybettiğini belirtmiş daha sonra verdiği beyanlarında ise katılanın kullandığı aracın ana yola hatalı şekilde çıkması nedeni ile kazanın meydana geldiğini, olayda kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.

3.Katılan, yaralanması ve geçirdiği travma nedeni ile olayı tam olarak hatırlamadığını ancak yaralanması nedeni ile şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiş olup hakkında katılma kararı verilmiştir.

4.Kazanın akabininde, kolluk ekibi tarafından sanığın hastaneye yapılan sevki üzerine kan tahlili ile yapılan alkol ölçümü sonucunda … Devlet Hastanesince düzenlenen 24.11.2013 tarihli doktor raporunda sanığın 1.51 promil alkollü olarak trafiğe çıktığı tespit edilmiştir.

5.Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 70 km/saat olduğu, gün durumunun gece, havanın açık, zeminin ıslak, olay mahalli yolun düz, eğimsiz olduğu, kazanın oluşumunda sanık sürücü … ‘ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (2918 sayılı Kanun) Yönetmeliğinin 109 uncu maddesinde düzenlenen, doğrultu değiştirme ve manevraları yanlış yapmak kuralını ihlal ettiği, katılan sürücünün ise kusursuz olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.

6.Kovuşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 08/12/2014 tarihli bilirkişi raporunda, aşırı alkollü olarak karayoluna çıkan sanığın seyir halinde iken dikkatini yola vermemesi ve aracın hızını yol ve mahal şartlarına uydurmamasının kazanın oluşumunda asıl etken olduğu bu nedenle sanık sürücünün asli kusurlu, katılan sürücünün ise herhangi ihmal veya kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.

7.Kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii ile düzenlenen Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 21/04/2015 tarihli raporunda, … ile seyir halinde iken hızını aracın teknik özellikleri, yol ve hava durumuna göre ayarlaması, önündeki aracı geçmek istediğinde sinyal vererek aynaları ile yolu kontrol edip geçişini tamamlaması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi ve yola yeteri kadar dikkatini vermemesi neticesinde kontrolsüzce aracı ile alkollü olarak seyir halinde iken meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile sanık sürücünün asli ve tam derece kusurlu olduğu, … ile nizami olarak seyir halinde bulunan katılan sürücünün ise kusurunun bulunmadığı, görüş ve kanaati bildirilmiştir.

8…. Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 07/03/2016 tarihli raporu ile katılanda meydana gelen yaralanmanın, hayati tehlikeye neden olur, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kırığın hayati fonksiyonlara etkisinin ağır (6) derece ve hipofiz yetmezliği ile buna bağlı kas güçsüzlüğüne neden olan yaralanmanın kişinin duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olur, nitelikte olduğu belirtilmiştir.

9.Sanık … ‘a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A.Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratı yerine infazı kısıtlar biçimde “taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının bir defada tahsiline” karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup, Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
BI.Sanık üzerine isnat edilen taksirle yaralama suçu yönünden sanığın kusurunun bulunmadığına, olay günü sanığın alkollü olması ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığından bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık hakkında ceza verilmesine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Kazanın akabininde, kolluk ekibi tarafından sanığın hastaneye yapılan sevki üzerine kan tahlili ile yapılan alkol ölçümü sonucunda … Devlet Hastanesince düzenlenen 24.11.2013 tarihli doktor raporunda 1.51 promil alkollü olarak trafiğe çıktığı tespit edilen, olay ve olgular kısmında yer verilen ve oluşa uygun düşen bilirkişi raporları doğrultusunda asli ve tamamen kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak, 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının, aynı kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen temel cezadan sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanık hakkında taksirle yaralama suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 89/1. maddesi uyarınca belirlenen 200 gün adli para cezasının, 22/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında arttırılması sırasında 266 gün adli para cezasına ve 89/3-b maddesi uyarınca bir kat arttırılması ile 532 gün adli para cezasına, 62/1. maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılması sonucunda 443 gün adli para cezasına ve 52/2 maddesi uyarınca bir gün karşılığı 20 TL olmak üzere 8.860,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak, sanık hakkında belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 89/3-b maddesi uyarınca 1 kat arttırımı ile 400 gün adli para cezasına, 22/3 maddesi uyarınca 1/3 arttırımı ile 533 gün adli para cezasına, 62/1. maddesi uyarınca 1/6 indirimi yapılması sonucunda 444 gün adli para cezasına ve 52/2 maddesi uyarınca bir gün karşılığı 20TL olmak üzere 8.880,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş olup, Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

BII. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

C.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
CI. Sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak, 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının, aynı kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen temel cezadan sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanık hakkında taksirle yaralama suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 89/1. maddesi uyarınca belirlenen 200 gün adli para cezasının, 22/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında arttırılması sırasında 266 gün adli para cezasına ve 89/3-b maddesi uyarınca bir kat arttırılması ile 532 gün adli para cezasına, 62/1. maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılması sonucunda 443 gün adli para cezasına ve 52/2 maddesi uyarınca bir gün karşılığı 20 TL olmak üzere 8.860,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak, sanık hakkında belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 89/3-b maddesi uyarınca 1 kat arttırımı ile 400 gün adli para cezasına, 22/3. maddesi uyarınca 1/3 arttırımı ile 533 gün adli para cezasına, 62/1. maddesi uyarınca 1/6 indirimi yapılması sonucunda 444 gün adli para cezasına ve 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığı 20 TL olmak üzere 8.800,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş olup, Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

CII.Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün A, BI ve CI numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13/10/2022 tarihli ve 2022/234 Esas, 2022/723 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 2., 3., 4., 6. ve 8. paragraflarının hükümden çıkarılması ile yerine “kaza anında 1.51 promil alkollü bulunan sanığın, bilinçli taksir ile hareket ettiğinin kabulü ile temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 22/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında arttırılması ile 266 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 89/3-b maddesi uyarınca cezasının bir kat arttırılması ile 532 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca cezasının 1/6 oranında indirimi ile 443 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığı 20 TL olmak üzere 8.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.