Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9839 E. 2023/998 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9839
KARAR NO : 2023/998
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci, 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.11.2018 tarih 2017/1033 esas, 2018/10494 karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli kararı ile bu kez sanığın 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci, 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca 3000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, miktarı itibariyle kesin mahiyette karar verildiği ve 28.03.2019 tarihinde kesinleştirilerek infazı için … Cumhuriyet Başsavcılığı Yerel İlamat Masasına gönderildiği, sanık hakkındaki cezanın hapis cezasından çevrili adli para cezası olduğu gerekçesiyle ilamın İlamat Masası tarafından bila infaz iadesi üzerine mahkemece 25.09.2019 tarihli ek karar ile istinaf yolu açık olarak aynı hükmün verildiği, kararın sanık tarafından istinaf edilerek Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, 6723 sayılı Yasa ile değişik 5320 sayılı kanununun 8. maddesinin (1.) fıkrasında Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanacağının ve bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceğinin belirtilmesi, mahkemece verilen ilk kararın Yargıtay tarafından incelenerek bozulması karşısında incelenmesi istenen hükmün halen temyiz yasa yoluna tabi olması nedeniyle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 04.06.2021 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanunun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek dosyanın temyiz incelemesi için Dairemize gönderildiği ve 5271 sayılı Kanunun 264 üncü maddesi gereğince kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından, sanığın talebinin temyiz niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

Sanık tarafından temyiz edilen hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2014/152 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararı ile taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 4500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2014/152 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.11.2018 tarihli ve 2017/1033 Esas, 2018/10494 Karar sayılı kararı ile sanığın ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan, 5271 sayılı Kanunun 196 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2019/18 Esas, 2019/210 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına mahkumiyet kararının miktar itibariyle kesin olduğu belirtilerek karar verilmiştir.

4…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2019 tarihli ve 2019/18 Esas, 2019/210 Karar sayılı ek kararı ile; asıl kararda kanun yolunun gösterildiği kısımda zuhulen kararın kesin olduğu belirtilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62inci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına … Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

5…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2019 tarihli asıl ve 25.09.2019 tarihli ek kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2019/4523 Esas 2021/1226 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanunun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf başvurusunun usulden reddine, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay ilgili Ceza Dairesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.10.2021 havale tarihli ve 2021/120773 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

7.Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.10.2022 tarihli 2021/8162 Esas, 2022/6230 Karar sayılı kararı ile … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2019 tarihli kararının … ile … vekiline tebliğ edilmesi, verilmesi halinde temyiz dilekçelerinin ve temyiz istemlerine ilişkin düzenlenecek ek tebliğnamenin gönderilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.10.2022 tarihli 2021/8162 Esas, 2022/6230 Karar sayılı kararından sonra adı geçenlere tebliğ yapılmış olup kararı temyiz etmemişlerdir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Yolu kontrol ederek kontrollü şekilde şerit değiştirdiğine, diğer sürücünün kusurlu olduğuna, kazaya sebebiyet verenin ve trafik kurallarına uymayanın kendisi olmadığına, gayet nizami bir şekilde şerit değiştirmesine rağmen kazanın gerçekleştiğine, suçun oluşması için illiyet bağı olması gerektiğine kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü:
Olay günü saat 13:30 sıralarında, sanığın yönetimindeki tır ile seyir halinde iken öndeki aracı sollamak istediği sırada arkadan aracıyla gelen katılanın tıra çarpmamak için sola manevra yaparak orta refüje çarpması sonucu meydana gelen kazada katılanın ve aracında yolcu olarak bulunan eşi ve çocuklarının hayati tehlike geçirmeyecek nitelikte yaralandıkları, dosya arasında mevcut … Trafik İhtisas Daire Başkanlığından alınan rapora göre katılan …’in meydana gelen kazada tali kusurunun bulunduğu, sanığın meydana gelen kazada asli kusurlu bulunduğu anlaşılmış, bu şekilde sanığın üzerine atılı ve eylemine uyan taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği kabul edilmiştir.

2…. Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından 29.03.2014 tarihinde düzenlenen raporlarda, …’nin basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde, …, … ve …’nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları tespit edilmiştir.
3.Kaza tespit tutanağında, 29.03.2014 günü, meskun mahalde, gündüz vakti, sanık sürücü …’ün sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile bölünmüş karayolunda sağ şeritte seyir halindeyken arkadan herhangi bir aracın gelip gelmediğini dikkatli ve güvenli şekilde kontrol etmeden öndeki aracı sollamak için sol şerite manevra yaptığı esnada, geriden gelen katılan sürücü …’nin idaresindeki otomobil ile sol şeritte seyir halinde olup çekiciye çarpmamak için sola manevra yaptığı sırada orta refüje çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşunda sanık sürücü …’ün trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirme kuralını ihlal ettiği, katılan sürücü …’nin kavşağa yaklaşırken hızını azaltma kuralını ihlal ettiği belirlenmiştir.

4…. Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 14.10.2014 tarihli raporda kusur durumu;

“Sanık sürücü …, sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye takılı römork ile … istikametinden … istikametine bölünmüş devlet karayolunda sağ şeritte seyri sırasında olay mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemiş, kavşakta seyrettiği sağ şeritten kontrolsüzce, sol şeritten gelen araçların hız ve yakınlık durumunu dikkate almadan sola yönelip doğrultu değiştirmesi ile solundan gelen doğru seyreden diğer sürücü idaresindeki … ile çarpışmasada sürücünün seyir durumunu bozmuş, şerit izleme ve değiştirme kuralına riayet etmediği, hatalı doğrultu değiştirdiği anlaşılmış olup olayda asli kusurludur.

Sürücü …’nin idaresindeki otomobil ile … istikametinden … istikametine doğru sol şeritte seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, sağ şeritten seyir yoluna girdiğini gördüğü sürücüye karşı etkin ikazda bulunmamış, hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış, kavşağa dikkatsiz, tedbirsiz yaklaşmış, aracını şeridinde tutup önlem alma becerisi göstermemiş olup olayda tali kusurludur.” şeklinde belirtilmiştir.

5.Olay nedeniyle kendileri ve 2006 ve 2002 doğumlu çocukları yaralanan … ve … sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.

6.Sanık savunmalarında, olayda bir suçu olmadığını beyan etmiş olup hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.

IV. GEREKÇE
Dosya içeriğine göre, 29.03.2014 günü saat 14.00 sıralarında sanık sürücü …’ün sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye takılı yarı römork ile bölünmüş tek yönlü karayolunda sağ şeritte seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde seyrettiği sağ şeritte kontrolsüzce sol şeride yönelip doğrultu değiştirmesi sonucu, sol şeridi takiben düz seyreden …’nin otomobiliyle çekiciye çarpmamak için sola manevra yapıp orta refüje çarpması neticesinde üç kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı olayda,

Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanık sürücü …’ün sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye takılı yarı römork ile bölünmüş tek yönlü karayolunda sağ şeritte seyir halindeyken olay mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde seyrettiği sağ şeritten kontrolsüzce sol şeride yönelip doğrultu değiştirmesi sonucu, sol şeridi takiben düz seyreden katılan …’nin otomobiliyle çekiciye çarpmamak için sola manevra yapıp orta refüje çarpması şeklinde meydana gelen olayda, sanığın, yola gereken dikkatini vermeyip seyrettiği sağ şeritten kontrolsüzce, sol şeritten gelen araçların hız ve yakınlık durumunu dikkate almadan sola yönelip doğrultu değiştirmesi ile solundan gelen doğru seyreden diğer sürücü idaresindeki … ile çarpışmasa da sürücünün seyir durumunu bozduğu, şerit izleme ve değiştirme kuralına riayet etmediği, hatalı doğrultu değiştirdiği bu nedenle asli kusurlu olduğu, kusur durumuna ilişkin olarak kaza tespit tutanağı ile … Trafik İhtisas Dairesi raporlarının dosya kapsamı ile uyumlu ve kusur tayini bakımından yerinde olduğu, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu görülmekle, sanığın meydana gelen olayda kusurun kendisinde olmadığına yönelik temyiz sebepleri reddedilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2019/18 Esas, 2019/210 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.