YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3453
KARAR NO : 2022/14888
KARAR TARİHİ : 17.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında İtiraz Hakem Heyetinin 27.01.2020-2020/İHK-1794 sayılı kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı bulunan aracın neden olduğu trafik kazası sonucunda davacının araçta bulunan kızının vefat ettiğini belirterek maddi tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulüne, 44.172,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyetince, davalı tarafın itirazının reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2.413,39 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 17.11.2022 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesinde, “eşler …çocukların bakımına eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.”; 327. maddesinde “çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.”; 328. maddesinde ise, “ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” şeklinde düzenlemeler mevcuttur.
Bu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere Türk Medeni Kanunu çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi hususunda ana ve babanın ortak sorumluluğu ilkesini benimsemiştir. Anılan sorumluluk için ana ve babanın gelir getirici bir işte çalışması veya sürekli gelir elde etmesi aranmamıştır. Çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi için yapılacak katkı parasal olabileceği gibi hiç şüphesiz emek ve mesai harcanması suretiyle de olabilir. Katkının emek ve mesai harcanması şeklinde gerçekleştirilmesi emek ve mesainin parasal bir karşılığının bulunmadığı veya para ile değerlendirilemeyeceği anlamına gelmemektedir.
Her ne kadar Dairemiz çoğunluğunca ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte çalışmadığından dolayı destek çocuğun yetiştirilme giderlerine parasal katkıda bulunamayacağı gerekçesiyle davacı ananın destek zararından yetiştirme gideri düşülemeyeceği benimsenmiş ise de yukarıda zikredilen yasa maddeleri kapsamında destek çocuğun yetiştirilmesinden ana ve baba birlikte sorumlu olduklarına göre her ikisinin de destek zararından eşit oranda indirim yapılması gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyizinin kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bu cihetten bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun aksi yönde tezahür eden görüşüne iştirak edemiyorum.