YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8955
KARAR NO : 2023/17
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı erkek mirasçıları tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili dava dilekçesinde; kadının müvekkilini sürekli aşağıladığını, hakaret ettiğini, sık sık şehri dışına akrabalarının yanına gittiğini, sürekli evde tek kaldığını, çoğu zaman çocuklarının eşini evde kendisine bakıyor zannettiklerinden aç kaldığı günlerin olduğunu, fiziksel şiddet uygulamaya başladığını, müvekkilinin kendi apartmanında oturduğu dairenin hemen karşısında metruk bir daireye iptidai bir yatak koymak suretiyle attığını, müvekkilinin evlatlarına küfürler ettiğini, hatta fiziksel olarak saldırdığını, müvekkilinin karşılaştığı kötü muamele yüzünden kızının yanına sığındığını iddia ederek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmalarına, 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine iddia edilenlerin asılsız olduğunu, davacının çocuklarının biz babamıza bakacağız diyerek babalarını kendi evlerine götürdüklerini, ancak kendi öz babalarına ancak 10 gün bakabildiklerini ve müvekkiline geri getirdiklerini, davacının oğlu …’nun babasını aynı apartmanın alt katında bir daireye kilitlediğini ve sadece sabah akşam yemek verdiğini, müvekkilinin davacının bulunduğu yere girmesini engellediğini, davacının vücudunda meydana gelen yaraların uzun süre yatmaktan dolayı ortaya çıktığını, haksız ve yersiz olarak açılan boşanma davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. İlk Derece Mahkemesinin İlk Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2019 tarih, 2015/365 Esas 2019/468 Karar sayılı kararı ile davacının 24.08.2016 tarihinde öldüğü, mirasçılarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 181 inci maddesi gereğince davaya devam etmek istediğini beyan ettiği, Adli Tıp Kurumu 4 üncü İhtisas Dairesi’nden alınan raporda; davacının dava açtığı tarihte fiil ehliyetinin bulunmadığının rapor edildiği, fiil ehliyetine haiz olamayan murisin açmış olduğu davanın geçerli kabul edilemeyeceği, buna göre açılmış olan boşanma davası ve kusur durumunun tespiti davasının reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Gönderme Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin 12.02.2021 tarih ve 2020/668 Esas 2021/449 Karar sayılı ilamı ile somut olayda, evlilik birliğinin ölümle sona erdiği, boşanma davasının konusunun kalmadığı, boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçılarının davaya devam etmek istedikleri, ancak Mahkemece tarafların kusur durumları belirtilmeden karar verilmiş olması dikkate alındığında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) ncı alt beni uyarınca tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin toplandığından ve bu delillerin değerlendirildiğinden söz edilemeyeceği, bu durumda 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) ncı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak dosyanın yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurulmak suretiyle, esastan inceleme yapılarak bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara evlilik birliğinin bitmesi yönünden tazminatı gerektirir bir kusurun yüklenemeyeceği, yaşanan olayların her evlilikte meydana gelen anlaşmazlıklar olduğu, davalı kadının evlilik birliğinin bitmesi açısından ağır veya müteveffa taraftan çok daha ağır tazminatı gerektirir bir kusurunun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacı mirasçıları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Bir kısım davacı mirasçıları; davanın reddinin hatalı olduğunu belirterek hükmün tamamı yönünden istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların evlilik birliği kocanın ölümü ile sona erdiğinden boşanma hususunda karar verilmesine yer olmadığına, hastalığı sürecinde eşiyle ilgilenmeyen, eşini evden atan, eşine lanet olsun şeklinde aşağılayıcı ve sinkaflı sözler söyleyen, eşine şiddet uygulayan, sık sık akrabalarının yanına giderek eşini yalnız bırakan ve eşinin ilk evliliğinden olan çocuklarına hakaret eden kadının boşanmayı meydana getirecek derecede kusurlu olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile bir kısım davacı mirasçılarının istinaf isteminin kabulü ile, kararın kaldırılmasına, boşanma hususunda karar verilmesine yer olmadığına, kadının boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kadın vekili kusur belirlemesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davacı erkeğin açtığı boşanma davasında ölen davacının mirasçılarının kusur tespiti yönünden davaya devam etmesi nedeniyle taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte davalı kadının kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 181 inci maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.