Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/27112 E. 2022/12389 K. 17.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/27112
KARAR NO : 2022/12389
KARAR TARİHİ : 17.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen karara yönelik olarak Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kanun yararına bozma talep edilmesi üzerine dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davacı banka ile dava dışı borçlu … İnşaat Şti. arasında 06.11.2015 tarihinde genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, davalı …’ın bu sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza attığını, dava dışı borçlu … İnşaat Şti’nin kredi sözleşmesinden kaynaklı borcunu ödemediğini, bunun üzerine borçlu ve kefil hakkında Alanya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2017/2462 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu hakkında başlatılan takibin kesinleştiğini, haczi kabil malının bulunmadığını, ancak davalı …’ın borcun doğum tarihinden sonra 21.04.2016 tarihinde 13706 ve 13707 yevmiye numaralı işlemler ile dava konusu taşınmazlardaki hisselerini, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yakın akrabası olan davalı …’a satıp devrettiğini, bu devirlerin iyiniyet ve bedel gözetmeksizin bağış niteliğinde olduğunu belirterek, dava konusu taşınmaz hisseleri ile ilgili tasarruf işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kabulü ile, davalı … tarafından Alanya Tapu Müdürlüğü 21.04.2016 tarih, 13706 yevmiye nolu resmi senetle İshaklı köyü, 68 parseldeki hissesinin tamamının …’a satışına ilişkin tasarruf işlemi ile davalı … tarafından Alanya Tapu Müdürlüğü 21.04.2016 tarih, 13707 yevmiye nolu resmi senetle Kellerpınarı mahallesi, 689 … 8 parsel, zemin kat, 4 nolu bağımsız bölümdeki 1/4 hissesinin …’a satışına ilişkin tasarruf işleminin iptaline, Alanya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2017/2462 sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına, karar verilmiş, hükmün Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından HMK’nın 363. (HUMK’un 427.) maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Dava; İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nın 283/II maddesine göre iptal davasında; dava konusu mal veya hak, lehine tasarruf yapılmış olan 3. kişinin elinde ise iptal davasının konusu olan o mal veya hak üzerinde cebri icraya devam edilmesi, lehine tasarruf yapılan kişi o mal veya hakkı elinden çıkarmış ise o zaman 3. kişinin o mal veya hakkın değeri oranında tazminata mahkum edilmesi gerekir.
Üçüncü kişinin mal veya hakkı dava sırasında elinden çıkarması veya elinden çıkardığının dava sırasında öğrenilmesi halinde davanın ıslahına gerek olmadan davacı alacaklı davaya bedel davası olarak devam edilmesini isteyebilir veya devralan 4.kişiyi davaya dahil ederek davaya devam edebilir.
Somut olayda, dosya içerisindeki güncel tapu kayıtları incelendiğinde; dava konusu taşınmazlardan Antalya İli, … İlçesi, … Mahallesi, 689 …, 8 Parselde kayıtlı zemin kat 4 nolu bağımsız bölümün ¼ hissesinin davalı borçlu … adına kayıtlı iken 21.04.2016 tarihinde 15.000,00 TL bedelle davalı 3. kişi …’a devredildiği, 14.07.2017 tarihinde ise sözü edilen taşınmazın tamamının dava dışı … tarafından satın alındığı anlaşılmakta ise de taşınmazın ¼ hissesinin dava dışı …’a devrine ilişkin resmi tapu devir senetleri dosya kapsamında olmadığından, bu hissenin davalı … tarafından dava dışı …’a mı, yoksa önce dava dışı başka kişilere devredilip en son …’a mı devredildiği anlaşılamamaktadır.
Bu durumda, mahkemece öncelikle sözü edilen tasarruf konusu 4 nolu bağımsız bölümün ¼ hissesinin davalı …’a devrinden sonraki devirlere ilişkin resmi tapu devir senetlerinin dosyaya kazandırılması, daha sonra davacı alacaklı tarafından devir silsilesine göre 4. ya da 5. kişi konumundaki …’ın (devir silsilesi içinde başka dava dışı kişiler varsa o kişilerin de) kötü niyetli olduğunun ileri sürülmesi halinde bu kişilerin davaya dahil edilip edilmeyeceği hususunda seçimlik hakkının hatırlatılması, davaya dahil ettiği takdirde 4. ya da 5. kişilere tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması, aksi halde 3. kişi … yönünden davanın tazminata dönüştüğü kabul edilerek tarafların iddia ve savunmaları dinlenip, delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 429. maddesi gereği kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK’nin 363. maddesi (1086 Sayılı HUMK’nin 427. maddesi) uyarınca hükmün, hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydı ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmi Gazetede yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine, 17.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.