Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7529 E. 2023/2737 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7529
KARAR NO : 2023/2737
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre; ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bigadiç Belediye Meclisinin 01/06/2005 gün ve 35 sayılı kararıyla imar planı içindeki hayvan damlarının imar planının en az 500 metre dışarısına alınmasına, zabıta memurluğunca gerekli tespitler yapılarak ilgili şahıslara 3 ay süre verilmesine, süre sonunda karara uymayanlara cezai işlem uygulanmasına karar verilmesine karşın, Burhanettin Deniz isimli şahsa ait imar planı içerisinde bulunan hayvan damının kendisine gönderilen ihbarnameler ve idari para cezasına rağmen adı geçen tarafından tahliye edilmemesine göz yumularak … Belediye başkanı olan sanığın görevini ihmal ettiği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 29/03/2009 tarihinde göreve başlayan sanığın göreve başlamasından önce 4 yıl süreyle meclis kararına ilişkin işlem yapılmadığı, belediye görevlilerince 10/05/2013, 24/06/2013 ve 17/12/2013 tarihlerinde söz konusu hususta ihbarname ve zabıt varakaları tanzim edildiği, 30/12/2013 tarihinde ise Belediye Encümen kararıyla … hakkında idari para cezası verildiği, 30/03/2014 tarihi itibarıyla da sanığın görev süresinin sona erdiği hususları nazara alındığında, sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair cezalandırılmasını gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesine, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, temyize konu bu dosyadaki suç tarihinin anılan düzenlemenin yürürlük tarihinden önce olmasına göre, geçmiş hükümlülüğü bulunmayan, duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir hali olmayan ve eylemi nedeniyle somut zarar oluşmayan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde belirtilen diğer koşullar yönünden denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılması gerekirken, “sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığı ve sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olduğu” biçimindeki yeterli ve yasal olmayan gerekçeyle anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına hükmolunması,
5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle yüklenen suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında, 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, 53. maddenin 1. fıkrasındaki tüm hak ve yetkileri kapsayacak, belirlenen cezanın yarısı kadar yasaklılık süresi takdir edildiği belirtildiği halde cezanın bir katı süre belirlenerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 15/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.