YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11596
KARAR NO : 2023/184
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
9. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kapatılan İstanbul Anadolu 14. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.04.2014 Tarihli ve 2013/92 Esas, 2014/403 Karar Sayılı Kararıyla;
1. Sanık hakkında;
a) Katılan mağdure Aleyna’ya yönelik cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
b) İstanbul Anadolu 14. Sulh Ceza Mahkemesinin kararının sanık tarafından temyizi üzerine Kapatılan Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 30.03.2021 gün ve 2017/1255 Esas, 2021/2574 Karar sayılı kararı ile “Sanığın işlediği kabul edilen cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasından” bahisle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/381 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında yeterlı delil bulunmadığına bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği cinsel taciz suçunun 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu ve sanık hakkında verilen 08.04.2014 günlü mahkûmiyet kararı ile anılan hükmün temyiz incelemesinde bozulmasının ardından kurulan iş bu temyize tabi 21.04.2022 günlü mahkûmiyet hükmü arasında bu sürenin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Tebliğname Yönünden
Tebliğnamedeki hükmün onanması şeklindeki görüşe atılı suçun niteliği gereği zamanaşımına uğraması sebebiyle iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/381 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.