Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/2540 E. 2022/15208 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2540
KARAR NO : 2022/15208
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.11.2022 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 13.05.2019 tarih, 2016/9206 Esas ve 2019/5982 Karar sayılı bozma ilamında; “dava konusu taşınmazların devri için bir kısım ödemelerin davalı borçlu … San. Tic. A.Ş. tarafından, bakiye kalan ödemelerin ise davalı … tarafından yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda; davalı borçlu şirketin ticari defterleri üzerinde de inceleme yapılarak; şirket tarafından taşınmazların satın alınması için ödenen miktarın toplam ne kadar olduğu, taşınmaz sonuç olarak davalı … adına tescil edildiğinden şirket tarafından ödenen miktarların akıbetinin ne olduğu, davalı …’ın adına tescili tarihinde davalı …’ın bu taşınmazların gerçek değerlerine göre satın almaya ekonomik gücünün yeterli olup olmadığı, davalı … ile davalı borçlu şirket arasında tanışıklık, arkadaşlık, ticari ilişki, iş ortaklığı gibi hususların bulunup bulunmadığının mahkemece araştırılıp değerlendirilerek bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kabulü ile İzmir İli, … İlçesi, … Köyü , … mevkinde bulunan 150 pafta, 3056 parsel sayılı, 13.780 m2 miktarlı, ” içinde trafo binası bulunan satış mağazası” nitelikli taşınmaz ile aynı mevkide bulunan 150 pafta, 6266 parsel sayılı, 5.440 m2 miktarlı, ” müfrez incir bahçesi” nitelikli taşınmazın davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun iptaline, davacıya İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2011/10362 E. sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı kalmak kaydı ile satış ve cebri icra isteme yetkisinin tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan nam-ı müstear niteliğindeki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı; davalı şirket hakkında icra takibi yaptığını, borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını, davalı borçlu şirketin, satış bedellerinin ödenmesi sürecinin tamamlanmaması nedeniyle TMSF adına kayıtlı olan taşınmazların diğer davalıya devri için muvafakat vermesi üzerine, dava konusu taşınmazların 05.10.2012 tarihinde tapuda davalı …’a satış suretiyle devredildiği, icra işlemleri sırasında gerçekleşen bu devrin muvazaalı olduğu, taşınmazların satış bedellerinin gerçekte davalı borçlu şirket tarafından ödendiğini ileri sürerek yapılan bu işlemin iptali ile alacağını teminat altına almak istemektedir.
Dosya kapsamına göre; TMSF tarafından müzekkere cevabında; taşınmazların satın alınması için bir kısım ödemelerin davalı borçlu şirket tarafından yapıldığı, ancak satış bedeline ilişkin bakiye tutarın 31.05.2012’de 1.200.000 TL, 01.08.2012’de de 2.316.000 TL olarak davalı … tarafından ödendiği bildirilmiştir. Yine dosyaya sunulan iki adet banka dekont örneği incelendiğinde; dava konusu taşınmazların satış bedeli açıklamasıyla davalı … tarafından TMSF’ye 01.08.2012 tarihinde 2.316.600,00 TL, 31.05.2012 tarihinde 1.200.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. TMSF tarafından bir başka müzekkere cevabında; 27.07.2012 tarihinde Efes Turizm Şti ile yeni sözleşme imzalandığı, 01.08.2012 tarihinde de firma adına … tarafından bakiye borcun tamamı son sözleşmede belirtilen vadeden önce Kurum hesabına nakden ödendiği, borçlu … Turizm A.Ş’nin taşınmazları satın alma hakkını muvafakat ile …’a devretmek istemesi üzerine 05.10.2012 tarihli işlemle tapudan 4.209.977,00 TL bedelle …’a devredildiği bildirilmiştir. Buna göre taşınmazların devri için bir kısım ödemelerin davalı borçlu …. San. Tic. A.Ş. tarafından, bakiye kalan ödemelerin ise davalı … tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Hükmüne uyulan bozma ilamında; davalı borçlu şirket tarafından taşınmazların satın alınması için ödenen miktarın toplam ne kadar olduğu, taşınmaz sonuç olarak davalı … adına tescil edildiğinden şirket tarafından ödenen miktarların akıbetinin ne olduğu, davalı …’ın adına tescili tarihinde davalı …’ın bu taşınmazların gerçek değerlerine göre satın almaya ekonomik gücünün yeterli olup olmadığı, davalı … ile davalı borçlu şirket arasında tanışıklık, arkadaşlık, ticari ilişki, iş ortaklığı gibi hususların bulunup bulunmadığı mahkemece araştırılıp değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre; taşınmazların sahibi olan TMSF’nin 10.05.2012 tarihli yazısında; davalı borçlu şirketin taşınmazları satın almak için toplam ödediği bedelin geç ödemeden kaynaklanan faiz tutarı hariç 700.000,00 TL olduğu belirtilmiş, bakiye kalan kısmın ise davalı 3. kişi … tarafından TMSF’ye ödendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece; davalı …’ın taşınmazları gerçek değerine göre almaya yeter ekonomik gücünün bulunmadığı belirtilmişse de, 31.05.2012 tarihinde davalı …’ın amcası Samuel Uyanık’ın 500.000,00 TL, babası …’ın 700.000,00 TL’yi davalı …’ın hesabına havale ettiği, yine 01.08.2012 tarihinde davalı …’ın amcası …’ın 837.000,00 TL, babası …’ın 1.480.000 TL’yi davalı …’ın hesabına havale ettiği, daha sonra da davalı …’ın 31.05.2012 tarihinde 1.200.000 TL, 01.08.2012 tarihinde 2.316.000,00 TL bedeli taşınmazların maliki TMSF’ye ödediği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre bu bakiye bedelin davalı 3. kişi … tarafından ödendiği anlaşılmış olup, kendisinin ve ailesinin ekonomik gücünün bulunduğu da sabit olmuştur. Mahkemece de değerlendirildiği üzere, davalı takip borçlusu şirket tarafından TMSF’ye ödenen 700.000,00 TL satış bedelinin davalı … tarafından davalı borçluya ödendiği kanıtlanamamıştır. Davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin TMSF tarafından da belirtildiği üzere satış bedeline mahsuben yapıldığı, bakiye tutar ödemesinin ise diğer davalı tarafından yapıldığı, davalı şirketin TMSF’ye yaptığı bu ödemeyi ne TMSF’den ne de diğer davalı …’dan talep etmediği de anlaşıldığından, mahkemece taşınmazlar için davalı borçlu şirket tarafından ödendiği sabit olan yalnızca 700.000,00 TL ile ve davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere tasarrufun iptaline ve bu miktar üzerinden davacıya haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 22.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.