Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/6489 E. 2009/2976 K. 09.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6489
KARAR NO : 2009/2976
KARAR TARİHİ : 09.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili Bolu Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/185 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin ticari malzeme alabilmek için hazırlayıp uhdesinde bıraktığı, çekin kaybolmasından sonra davalı yanca icra takibine konu edildiğini ileri sürerek 10.10.2006 keşide tarihli 18.000.00 YTL bedelli çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında çekin borçlanma aracı olmayıp ödeme aracı olduğunu, davacının borçlu olmadığını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından yine aynı mahkemenin 2006/234 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine aynı sebebe dayalı olarak 25.10.2006 keşide tarihli 18.000.00 YTL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası HUMK.’nun 45. maddesi gereğince bu dava ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece davaya konu çeklerin ani ve beklenmedik bir olay veya mücbir sebep nedeniyle sahibinin kusuru olmadan çalındığı veya kaybolduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine, her iki davada % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm asıl ve birleştirilen davanın davacısı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece asıl dava olan 2006/185 Esas sayılı davada 25/08/2006 tarihinde ihtiyati tedbir kararı alınmış, ancak infaz edilmemiştir. Davacı tarafın aynı mahkemede açtığı 2006/234 Esas sayılı dava ise 17/11/2006 tarihinde bu dava ile birleştirilmiştir. Asıl davada ihtiyati tedbir kararı alınıp uygulanmadığı, birleştirilen davada ise ihtiyati tedbir kararı alınmadığı dava ve icra dosyalarından anlaşıldığından böylece İİK.’nun 72. maddesinde öngörülen tazminat koşulları oluşmadığı halde tazminata hükmedilmemesi gerekirken asıl ve birleştirilen dava için ayrı ayrı % 40 oranında davacının tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.