YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2329
KARAR NO : 2022/7941
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada …3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 21.12.2018 tarih ve 2018/35 E- 2018/338 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 23.10.2020 tarih ve 2019/1030 E- 2020/1166 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, TEB …şubesine ait olan 6967328 numaralı, 11.09.2016 keşide tarihli çeke dayalı olarak, davalı … tarafından …1. İcra Dairesinin 2017/1239 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu çekin keşide edildikten sonra Bos – Tem Taşımacılık Limited Şirketine verildiğini, çekin ciro edilerek el değiştirdiğini, son hamil olarak Orma Orman Ürünleri Mahsülleri İntegre Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından bankaya ibraz edildiğini ancak karşılıksız çıkması nedeniyle çekin bir önceki ciranta olan Holzart Mobilya Tutkalları İç ve Dış Ticaret Limited Şirketine verildiğini, ilgili firmanın yetkilileri tarafından da çek bedelinin ödendiğini, bu tarihten sonra ise çekin çalındığını, önce dava dışı … isimli kişinin eline geçtiğini, ondan da davalının eline geçtiğini, davalının ise çekte tahrifat yaparak Bos – Tem Taşımacılık Limited Şirketinden sonra gelmek üzere ciro attığını ve kendisini yetkili hamil olarak göstererek yasal takip başlattığını, bu nedenle ciro zincirinde kopukluk olduğunu, bedeli ödenmiş olan çekin icra takibine konularak kendilerinden tahsil edilmek istendiğini ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, çeki ciranta Holzart Mobilya Tutkalları İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinden alacağın temliki usulüne göre temlik aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının delilleri ile dosyaya bildirdiği ceza yargılaması dosyalarından çekin çalındığının sabit olmadığını, çekin ciro silsilesinde kopukluk olduğu maddi vakasının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine, menfi tespit davası açılması iyiniyetli görülmeyerek %20 kötüniyet tazminatının davacı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; çekteki cirantalardan Holzart Mobilya Tutkalları İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından çekteki alacak ve haklarının …’ya temlik ettiğini bildirdiği, davacının çekin çalıntı olduğuna dair iddialarını ispatlayamadığı, mahkemenin verdiği davanın reddi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, takibe yönelik konulan tedbir nedeniyle alacağına kavuşmakta geciken davalı yararına tazminata hükmedilmesi doğru olmakla birlikte farklı gerekçeyle tazminata hükmedilmesi doğru olmamış ise de kararın sonucu itibariyle doğru olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
09.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.