Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5750 E. 2023/672 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5750
KARAR NO : 2023/672
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 5. maddesine dayalı olarak yapılan kadastro sonucunda, 101 ada 1 parsel sayılı 2.822.136 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 17.05.2016 tarihinde orman vasfıyla tespit ve askı ilanı süresinde dava açılmadığından bahisle 24.06.2016 tarihinde tapuya tescil edildikten sonra, 2018 tarihinde öncesinde orman kadastrosu yapılmış ormanlarda 2/B uygulaması ve sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu çalışmaları sırasında her hangi bir mülkiyet değişikliğine uğramamış ve bu çalışma 24.12.2018 tarihinde askıya çıkmıştır.

2. Davacı … 22.01.2019 tarihli dava dilekçesinde; orman vasfıyla Hazine adına tespit edilen 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 20 dönümlük kısmının murislerinden intikal eden tarla ve bahçe vasfında olduğunu ve zilyetliklerinde bulunduğunu öne sürerek, yapılan tespitin iptali ile adına tescili istemiyle dava açtıktan sonra; 05.02.2020 tarihli duruşmada, asıl itirazının köylerinde orman komisyonunca yapılan 2/B çalışmalarına ilişkin olup kendilerinin zilyetliğinde bulunan taşınmazın orman niteliğini kaybetmiş olmasına rağmen orman sınırları dışına çıkarılmadığını açıklayarak, taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılarak adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın 2010 yılında yapılan kadastro tespiti ile orman olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, daha sonra yapılan orman sınırları dışına çalışması ile de 101 ada 1 nolu orman parseli üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadığını öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,davanın 2/B kapsamında bulunmayan taşınmazın 2/B kapsamına alınarak şagil tespitinin yapılması istemine ilişkin olduğu, kesinleşen orman kadastrosu içinde kalan taşınmazın nitelik kaybı nedeniyle 2/B maddesinin uygulanması sonucu orman rejimi dışına çıkartma ya da çıkartmama konusunun orman kadastro komisyonlarına verilmiş bir yetki olduğu, orman rejimi dışına çıkartma konusunda orman yönetimini zorlayıcı bir dava açılmasına imkan bulunmadığı, 6831 sayılı Orman Kanun’un (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılacak alanların ise devlete ait ise Hazine adına, kamu tüzel kişiliğine haiz kamu kurumları adına ise bu kurumlar adına, özel orman ise sahipleri adına orman dışına çıkarılacağı, kanundan kaynaklanan bu zorunluluk nedeniyle kesinleşen orman sınırı içinde kalan taşınmazın orman rejimi dışına çıkarılmasında davacının aktif ehliyeti ve hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde; dava konusu ettiği taşınmaz bölümünün kadim tarım arazisi niteliğinde olduğunu, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış olsaydı bu durumun ortaya çıkacağını, içerisinde 60 – 70 yaşlarında meyve ağaçlarının bulunduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığı, 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmadığı, öncesi Devlet ormanı olan bir yerin 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılabileceğinden, gerçek kişilerin bu gibi yerleri kendi adına orman sınırları dışına çıkartılmasını talep etmekte hukukî yararları bulunmadığı gibi, halen tahdit içinde olan böyle bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için idareyi zorlayıcı nitelikte açılan davanın da dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, davacı … tarafından süresi içinde temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle birlikte, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışmalarda orman sınırları dışına çıkartılmayan orman vasfındaki taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’ nin) 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda dayanılan hukuki gerekçelere ve eldeki davada 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun bulunduğundan, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.