YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12843
KARAR NO : 2009/1585
KARAR TARİHİ : 02.03.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 02.03.2009 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Uyuşmazlık somut olay bakımından gabin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Gabin B.K.’nun 21. maddesi düzenlenmiştir. Buna göre bir sözleşmede edimler arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu takdirde, eğer gabin zarara uğrayan tarafın müzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden yahut tecrübesizliğinden yararlanmak suretiyle meydana getirilmiş ise, zarar gören taraf bir yıl içinde sözleşmeyi feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir.
Görüldüğü gibi gabinin biri objektif diğeri sübjektif olmak üzere iki koşulu bulunmaktadır.
Somut olayda, davalı bankanın, davacıların mevduatına, kendisi tarafından belirlenip ilan edilen faiz oranını uygulamış olduğu ve aynı dönemde diğer bankalarında daha yüksek oranlarda faiz uyguladığı görülmektedir. Bu durum sözleşme serbestisine uygundur. Bu halde gabinin her iki koşulunun da gerçekleşmediği düşünülmektedir.
Diğer yandan mevduat sahiplerinden bankanın kötü yönetildiğini bilmesi beklenemeyeceği gibi müzayaka halinden faydalandıkları da kanıtlanmış değildir.
Açıklanan sebeplerle, somut olayda gabinden söz edilemeyeceği gibi B.K.’nun 19. ve 20. maddelerinde düzenlenen ahlaka ve hukuka aykırılık hali de bulunmadığından, mahkemece davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun hükmün onanması yönündeki görüşüne katılamıyoruz.