Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/6469 E. 2009/2534 K. 31.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6469
KARAR NO : 2009/2534
KARAR TARİHİ : 31.03.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mal sattığını, davalının takip tarihinde asıl borcu ödediğini, ancak davalı takipte talep edilen icra vekalet ücreti, faiz ve masraf toplamı olan 4.686.93.-YTL.ye itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda icra takibinin takipten sonra işleyecek B.K.nun 84.maddesi gereğince faiz, vekalet ücreti ve masraf yönünden devamına, takipte istenen asıl alacak 26.223.00.-YTL üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İtirazın iptali davası alacaklının başlattığı icra takibinde borçlu tarafından itiraz edilen kısım yönünden açılır. Somut olayda davacı alacaklının icra takibine karşı davalı borcu ödediğini bildirerek itiraz etmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere takip konusu alacağın takipten önce ödendiği ve bu nedenle alacaklının temerrütü oluşmadığı için işlemiş faiz talep edemeyeceği ve icra masraf ve icra vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca itirazın iptali davasına konu asıl alacak takip öncesi ödendiği ve alacaklının alacağın ferilerini talep etme hakkı bulunmadığı gözetildiğinde davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde borçlunun davada takibe konu edilmeyen ödenen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.