Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7662 E. 2023/739 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7662
KARAR NO : 2023/739
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarih ve 2019/172 Esas, 2019/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beraat kararı verildiği, verilen hükme karşı o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.10.2019 tarih ve 2019/1685 E., 2019/2505 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, sanık …’ın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraatine ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.04.2019 tarih ve 2019/172 Esas, 2019/269 Karar sayılı kararına konu hükmün kaldırılmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5327 sayılı Kanun) 179 uncu maddenin üçüncü ve ikinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddenin birinci ve üçüncü fıkraları gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.10.2021 tarihli ve 2019/121653 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın Temyiz İsteği;
1.Suç unsurlarının oluşmadığına, … kullanmadığına,

2.Aracın arka koltuğunda arkadaşını beklediği sırada polislerin gelip işlem yaptığına,

3.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2018 tarih ve 2017/794 Esas 2018/238 K. sayılı kararında;
“..Sanığın aşamalarda alınan savunmasında özetle olay günü alkol kullandığını lakin … kullanamayacağını anladığı için arkadaşını arayıp kendisini bulunduğu yerden alması için telefon ettiğini, aracı kesinlikle kullanmadığını, polisler gelene kadar araçta beklediğini, polislerin kendisini … kullanırken işlem yapmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, sanığın üzerine atılı suçun oluşması için alkolün etkisiyle … sevk ve idare etmesinin gerektiği, sanık hakkında düzenlenen geçici olarak sürücü belgesi geri alma tutanağı, … trafikten men tutanağı ve 18.03.2019 tarihli tutanakta sanığın alkollü olarak … kullandığına yönelik bir bilgiye veya buna yönelik bir bulguya yer verilmeyip sadece sanığın alkollü olduğuna yönelik bulguya yer verildiği, dosya kapsamında sanığın savunmasının aksine ve sanığın cezalandırılmasına yeterli alkollü olarak … kullandığına dair herhangi bir somut delilin bulunmadığı, sanığın … kullanmadan sadece alkollü olarak araçta bulunmasının suçun oluşumu için yeterli olamayacağı, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığından…” gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verildiği, verilen hükme karşı o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

2. Sanığın 3,76 promil alkollü … kullanmaktan yakalandığına dair tutanak, sanığın 3,76 promil alkollü olduğuna dair 18.03.2019 tarihinde saat 18:53’te alınan, 001580 test numaralı alkolmetre çıktısı, trafik idari para cezasına dair tutanak dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın üzerine atılı suçlamayı inkâr ettiği, ifadesinde, “… Her ne kadar sıklıkla alkol kullanan birisi değilsem de olay günü alkol kullandım. Ancak kesinlikle alkollü iken … kullanmadım. Ben olay günü toki konutlarına yakın bir yerde bulunan bahçeme gittim. Orada alkol aldıktan bir müddet sonra evime gitmek için aracıma bindim. Aracı alkolün etkisi ile kullanamayacağımı anladım ve arkadaşım…’u aradım. Ben bahçe yolundayım, biraz alkollüyüm. Aracı kullanmak istemiyorum. Beni biriyle gel burdan al evime bırak dedim. Oda tamam dedi ve telefonu kapattım. Arkadaşımı bekleme esnasında iken polis ekibi geldi ve beni trafik ekip otosonun yanına götürdü. Orada alkol testi yapıldı ve ehliyetime el konulmakla birlikte aracıma da el konulup aracım yediemine çektirildi. Oysa ki ben alkollü vaziyette iken ne trafiğe çıktım. Ne de … kullandım. Sadece alkollü vaziyette aracımın içinde beklemekte idim. Polisler beni aldığında kesinlikle … kullanmıyordum. Üzerime atılan alkollü … kullanmak sureti ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu asla kabul etmiyorum. Çünkü ben öyle bir şey yapmadım. Zira ben polisler benim otomobilime gelip beni sorguladıkları esnada ben arka koltukta oturmakta idim. Ben suçsuzum. Beraatimi talep ederim…” şeklinde savunma yaptığı belirlenmiştir.

4. Sanığın güncel adlî sicil kaydı ve nüfus kaydı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.10.2019 tarih ve 2019/1685 E., 2019/2505 K. sayılı kararında;
“…Sanığın suç tarihinde 3,76 promil alkollü olarak … kullandığı, sanığın alkollü olarak … kullandığının tutanak ve tanık beyanları ile tespit edildiği, trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın mahkumiyeti yerine yerel mahkeme tarafından beraatine karar verilmesi yönüyle yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına…” gerekçeleri ile sanık sanık …’ın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraatine ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarih ve 2019/172 Esas, 2019/269 Karar sayılı kararına konu hükmün kaldırılmasına ve sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

2.Tanıklar İ.A. ve M.Y.’nin anlatımları dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın üzerine atılı suçlamayı inkâr ettiği, … Bölge Adliye Mahkemesinde yapılan duruşmada alınan ifadesinde, “…Ben daha önce vermiş olduğum savunmamı aynen tekrar ediyorum. Ben olay günü alkollüydüm ancak kesinlikle … kullanmadım. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum dedi…” şeklinde savunma yaptığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 179. maddesinin 2-3. fıkralarında düzenlenen ”trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçuna ilişkin olduğu, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için TCK’nın 179. maddesinin 2. fıkrasında temel ceza miktarının ”üç aydan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ”Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ”01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas-2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ”…kovuşturma evresine geçilmiş…, …hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan ”…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;

Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ”mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ”Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması; bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık tarafından öne sürülen temyiz istemi yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.10.2019 tarih ve 2019/1685 E., 2019/2505 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Esası incelenmeyen dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.