YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10007
KARAR NO : 2023/964
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkmesi
Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 08.04.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; berber ustası olan müvekkilinin çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek suçundan 29.12.2011 tarihinde tutuklandığını, 04.04.2012 tarihinde tahliye edildiğini ve yapılan yargılama ile beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 27.04.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süresi içinde açılmadığından reddi gerektiğini, davanın hazine müsteşarlığına karşı açıldığından husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğine, derdest dosya araştırmasının yapılması gerektiğini, davanın görevli ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacı vekilinin tazminat davası açabilmesi için özel yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının ise bu davaya rızasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, şartların sağlanmaması halinde ise davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, öne sürmüştür.
3. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/151 Esas, 2016/300 Karar sayılı kararı ile; tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.025,37 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4…. 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/151 Esas, 2016/300 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.04.2022 tarihli ve 2020/12414 Esas, 2022/2612 Karar sayılı kararı ile; maddi tazminatın eksik olduğundan 2.237,27 TL olması gerektiği ve manevi tazminatın ise eksik olduğundan bahisle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5…. 7. Ağır Ceza Mahkemesinin,16.09.2022 tarihli ve 2022/247 Esas, 2022/305 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.237,27 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 14.12.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkemece yeterince araştırma yapılmadığına, cevap dilekçesinde öne sürülen hususların dikkate alınmadığına, hesaplamanın bilirkişi marifetiyle yapılmadığına, maddi tazminatın hatalı hesaplandığına, maddi tazminatın hesabında asgari geçim indiriminin düşülmesi gerektiğine, hükmedilen tazminatlara faiz uygulanmaması gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/90 Esas – 2014/400 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek suçundan 29.12.2011 – 04.04.2012 tarihleri arasında 97 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün 13.04.2015 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin kesintisiz infaz gördüğü, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, mükerrer dava açılmadığı, davacının çalışamamasından doğan maddi kaybı, haksız tutuklanması nedeni ile manevi kaybı gözetilerek ve bozma ilamına da uyularak 2.237,27 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/90 Esas – 2014/400 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek suçundan 29.12.2011 – 04.04.2012 tarihleri arasında 97 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün 13.04.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığından kararda bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine, faiz uygulanmaması gerektiğine ve hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş ayrıca yerel mahkemece maddi tazminata hesabı bilirkişi marifetiyle yapıldığı, bilirkişinin raporunu 11.07.2016 tarihinde dosyaya sunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin hesabın bilirkişi marifetiyle yapılmadığına dair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
3.Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen ve asgari geçim indirimi düşülmeden net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminata hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
B.Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden;
Davacının berber olduğunu beyan etmesine rağmen geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemediğinden tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen ve asgari geçim indirimi düşülmeden net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminata hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/247 Esas, 2022/305 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.