YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5672
KARAR NO : 2023/742
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli ve 2015/235 (E) ve 2017/169 (K) sayılı kararı ile; temyiz dışı sanık … hakkında yüklenen suç bakımından kasta veya taksire dayalı kusurunun bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi gereğince Beraatine, sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62/1, 50/4-1.a, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2017/2878 E., 2018/2561 K. sayılı kararı ile temyiz dışı sanık … hakkında yüklenen suç bakımından kasta veya taksire dayalı kusurunun bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi gereğince Beraatine ilişkin hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.07.2022 tarihli ve 2022/97334 sayılı, “CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİ” görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği;
1. Sanığın kusurunun bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin duruşma talebi bulunduğu halde, duruşma yapılmaksızın düzeltilerek esastan reddine dair verdiği kararın kısmen usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanığın küçüğe bizzat anahtarı teslim ettiği veyahut traktörü kullanması hususunda izin ve talimat verdiğine dair soyut varsayımlar dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut delillerin olmadığına, sanığın dava konusu kazaya ilişkin herhangi bir taksirli hareketinin olmadığına,
3. Sanığa kusur izafe edilmesinin ceza sorumluluğunun şahsiliği ve kanunilik ilkesine aykırılık taşıması nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkumiyetine karar verilmiş olmasının usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. … Ağır Ceza Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2017 tarihli ve 2015/235 (E) ve 2017/169 (K) sayılı kararı ile;
“… Müteveffa sürücü … …’ın ölümü, katılan … (1983 doğumlu) ile katılan küçük … (2009 doğumlu)ın ise yaralanmaları ile sonuçlanan dava konusu trafik kazasının oluşumunda … plakalı … sürücüsü 2004 doğumlu tanık …’a traktör tipi aracın kullanılması hususunda talimat ve izin veren sanık …’ın dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları ile henüz 11 yaşının içerisinde olan tanık …’a traktör tipi … kullanması hususunda izin ve talimat vermesi şeklinde gerçekleşen tedbirsiz davranışlarıyla ve tali kusurlu olacak şekilde dava konusu trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdiği, 2004 doğumlu sürücü … sürücüsü …’ın yukarıda saptanan şekilde dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hal ve hareketleri ile dava konusu trafik kazasının oluşumuna asli derecede etken olduğu, diğer yandan 2004 doğumlu sürücü …’ın dedesi olduğu ve çocuk yaştaki sürücü 2004 doğumlu …’a … kullanmasına ilişkin izin ve talimat vermediği, olay günü torunu …’ı … kullanması ile ilgili olarak yönlendirmediği kanaatine ulaşılan sanık …’ın ise dava konusu trafik kazasının oluşumunda kasta veya taksire dayalı kusurunun bulunmadığı, yine müteveffa sürücü … …’ın da kendisinin ölümü, katılan … (1983 doğumlu) ile katılan küçük … (2009 doğumlu)’ın ise yaralanmaları ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığı kanaatine ulaşılarak sanık …’ın mahkememizce sabit görülen bilinçli taksirle müteveffa … …’ın ölümüne, katılan … (1983 doğumlu) ile katılan küçük … (2009 doğumlu)’ın ise yaralanmalarına sebebiyet verme suçu nedeniyle tecziyesine, dava konusu trafik kazasının oluşumunda kasta veya taksire dayalı kusurunun bulunmadığı kanaatine ulaşılan sanık …’ın ise CMK 223/2-c hükmü uyarınca yüklenen suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği…” gerekçeleri ile temyiz dışı sanık … hakkında yüklenen suç bakımından kasta veya taksire dayalı kusurunun bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi gereğince Beraatine, sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62/1, 50/4-1.a, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş olup, bu kararlara karşı sanık … müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusunda bulundukları anlaşılmıştır.
2. Olay günü saat 11:45 sıralarında 2004 doğumlu sürücü tanık …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı traktör ve traktörün önüne takılı kepçe ile … istikametinden Kiraz istikametine meskun mahalde, gündüz vakti 5 metre genişliğindeki iki yönlü asfalt kaplama köy yolunda seyri sırasında, olay mahalline gelip kontrolsüzce sola dönüş yapmak istediğinde, traktörün önüne takılı kepçenin karşı istikametten gelen ölen sürücü … …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı otomobile çarpması neticesinde … …’ın öldüğü, aynı araçta yolcu olarak bulunan … ve …’ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıkları kaza meydana gelmiştir. 11 yaşındaki sürücü …’ın babası … ve traktörün sahibi dedesi … hakkında 11 yaşındaki bir çocuğun traktör kullanması durumunda kazaya sebebiyet verip birilerinin yaralanmasına veya ölümüne neden olabileceğini öngörmelerine rağmen böyle bir sonucu istememekle birlikte çocuğun traktör kullanmasına göz yumdukları gerekçesi ile bilinçli taksirle öldürme suçundan haklarında dava açıldığı anlaşılmıştır.
3. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığına ait 26.04.2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında; maktulün ölüm sebebinin trafik kazasına bağlı olarak baş kısmına ve vücudunun sol kısmına aldığı darbeler neticesinde gelişen iç ve dış kanama ile solunum ve dolaşım durması olduğunun saptandığı; katılanlar Hülya ve …’a ait genel adli muayene raporları, kaza tespit tutanağı ve ekli basit kroki, olay yeri genel krokisi, olay yeri inceleme tutanağı, kaza sonrası olay mahallini gösterir fotoğraf ve kamera görüntülerini içerir CD’nin de dosya kapsamında olduğu görülmüştür.
4. Trafik Kazası Tespit Tutanağı’nda, traktör sürücüsünün 11 yaşında olduğu ve sürüsü belgesi sahibi olmadığı, traktörün önünde kepçe takılı olduğu, otomobilin 19m fren iziyle traktöre çarptığı, çarpışma noktasının otomobilin istikametine göre yolun sağına 2m mesafede olduğu tespitleri yapılarak kazanın oluşumunda, 2004 doğumlu sürücü …’ın sola dönüş kurallarına riayetsizliği ile KTK.’nın 53/1b maddesini ihlal ederek KTK. madde:84’te yer alan asli kusurlardan “Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma” kusurunu işlediği ve sürücü belgesi olmadığından kanunun 36/3a maddesini ihlal ettiği, bu yaştaki çocuğa aracı sürmesine müsaade eden … sahibi dedesi …’ın da kanunun 36. maddesini ihlal ettiği, sürücü … …’ın ise aynı kanunun 52/b “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir.
5. Trafik Kazası Ek Rapor Tutanağı’nda özetle; … Mahallesinde araştırma yapıldığı, çocuğun traktörü kaza öncesinde kullandığı,kaza öncesinde de evinden yaklaşık 1km uzaklıkta bulunan … Kamere ait hayvan damına çalışmaya geldiğinin öğrenildiği, olaydaki traktörün çalışma düzeneği bakımından bir çocuğun hemen sürebileceği bir … olmadığı, bir bilen tarafından öğretilerek sürülebileceği, çocuğun traktörü daha önceden de sürdüğü ve babasının sürmesine izin verdiği belirtilerek kazada, çocuk sürücünün babası …’ın da KTK.’nın 36/1 maddesi gereği kusurlu olduğu belirtilmiştir.
6. Yargılama aşamasında 26.02.2016 tarihinde yapılan keşfe binaen sunulan 04.03.2016 havale tarihli trafik bilirkişi raporunda, sürücü …’ın Asli kusurlu olduğu, ruhsat sahibi dede …’ın Tali kusurlu olduğu, sürücü … …’ın kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
7. Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin 31.05.2016 tarih ve 2016/49093/6870 sayılı bilirkişi raporunda;
“…1) Sanık … kendisine ait traktörün anahtarını herkesin ulaşabileceği ortamda bırakarak torunu küçük yaştaki sürücü … Krıbıyık’ın aracı kullanmasına ve bu haliyle kazanın meydana gelmesine zemin hazırladığı anlaşılmakla, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı tali kusurludur.
2) Sanık …, dosya kapsamında kaza tarihinde küçük yaştaki …’ın traktörü kullanmasına izin verdiği ya da istediği yönünde her hangi bir tespit ve ifade bulunmadığı anlaşılmakla, kazada etken atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
3) 2004 doğumlu küçük yaştaki sürücü … dedesi sanık …’a ait traktörü sanıkların bilgisi dışında kullanmak üzere anahtarı bulunduğu yerden alıp çalıştırıp köy yoluna çıktığı, buna rağmen sevk ve idaresindeki önüne kepçe takılı traktör ile seyri sırasında, dikkatini yola vermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyretmesi neticesinde olay mahalline geldiğinde karşı istikametten gelen trafiği kontrol etmeden kontrolsüzce sola manevra yapması ve idaresindeki aracın önüne takılı kepçenin karşı istikametten gelen araca çarpması ile meydana gelen kazada, davranış faktörleriyle olayın meydana gelmesine zemin hazırladığı anlaşılmış olup, çocuğun yaşı nedeniyle belirtilen davranış faktörlerinin sonuç üzerinde asli derecede etken olduğu…” kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
8. … Adli Tıp Grup Başkanlığı … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’na ait 09.02.2017 tarih ve 17/924-490 sayılı raporunda;
“…1. halde; 2004 doğumlu sürücü …, önünde kepçesi olan traktörü kendisi alarak seyre çıkmış ise,
A-)2004 doğumlu sürücü …, yaşı gereği kullanmaması gereken aracı babası ve … sahibi dedesinin haberi olmadan anahtarı alarak kullanmış, seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş, bu haliyle seyri sırasında geldiği olay yerinde karşıdan gelen … trafiğini kontrol etmeden yaklaşan vasıtaya rağmen kontrolsüzce sola dönüş yapmak isteyerek meydana gelen olaya sebebiyet vermiş olup olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hal ve hareketleriyle davranış faktörleri olayın oluşu üzerine Asli derecede etkili olmuştur.
B-)Sürücü … …, sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay yerine geldiğinde, karşı istikametten seyirle gelip seyir yoluna manevra araçla, fren tedbirine rağmen çarpışmayı önleyemediği olaydaki oluş şartlarında, oluşa etken kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.
C-)Dede …, kendisine ait olan traktörün anahtarını kolayca alınabilecek şekilde bırakmakla meydana gelen olaya zemin hazırlamış olup dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla Tali kusurludur.
D-)Çocuğun babası …, çocuğunun olay tarihinde önünde kepçe takılı traktörü kullanmasına izin vermediğinden ve bilgisi dahilinde olmadığından oluşta atfı kabil kusuru yoktur.
2. Halde; 2004 doğumlu sürücü …, önünde kepçesi olan traktörü olay tarihinde babasının izni ve bilgisi dahilinde alarak seyre çıkmış ise,
A-)2004 doğumlu sürücü …, yaşı gereği kullanmaması gereken aracı babasının izni ve bilgisi dahlinde kullanmış, seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş, bu haliyle seyri sırasında geldiği olay yerinde karşıdan gelen … trafiğini kontrol etmeden yaklaşan vasıtaya rağmen kontrolsüzce sola dönüş yapmak isteyerek meydana gelen olaya sebebiyet vermiş olup olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hal ve hareketleriyle davranış faktörleri olayın oluşu üzerine Asli derecede etkili olmuştur.
B-)Sürücü … …, sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay yerine geldiğinde, karşı istikametten seyirle gelip seyir yoluna manevra araçla, fren tedbirine rağmen çarpışmayı önleyemediği olaydaki oluş şartlarında, oluşa etken kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.
C-)Dede …, kendisine ait traktörün çocuğun babası tarafından kullandırılmış olması nedeniyle, bu şartlardaki oluşta atfı kabil kusuru yoktur.
D-)Çocuğun babası …, sürücü belgesi olmayan bu yaştaki çocuğun kepçe takılı traktörü kullanmasına izin vererek meydana gelen olaya zemin hazırlamış olmakla olayda, kurallara aykırı hareketiyle Tali kusurludur…” görüşü bildirilmiştir.
9. Sanık …’ın üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği, savunmasında “…Vefat eden … … benim amcamın oğludur, bu nedenle vicdanen çok rahatsızız. Olay tarihinde tanık … iki defa yanıma geldi ve gübreleri traktörün kepçesiyle çıkarmam için benden yardım istedi. Ben o gün çok yoğun ve meşgul olduğumu bu nedenle yardımcı olamayacağımı söyledim, her halde oğlum … bu konuştuklarımıza kulak misafiri olmuş, akabinde evimizin avlusuna kamyon gelmişti. Bu kamyondan yem indirecektik. Kamyon avluya girdikten sonra kapıyı kapatmıştık. Evimizin avlusu dediğim yer yaklaşık üç dönüme yakındır. Evin ön kısmında duvar vardır. Oğlumun traktörü alıp gittiğinden benim haberim olmadı. Oğlum arka kapıdan traktörü alarak çıkmış. Yol kenarlarında duvar olduğu için diğer tarafta da kamyon olduğundan biz onu görmemişiz. Avlumuzun arka kısmında yaz sezonlarında slaj için traktörle çıkmak için kullandığımız kapı vardır. Oğlum bu kapıdan çıkarak gitmiş. Anahtar traktörün üstünde çanta içerisinde duruyordu. Anahtarı da yerini bildiği için bize sormadan almış. Dediğim gibi …’le konuştuklarımıza şahit olduğundan …’in yanına gitmek için traktörü aldığını kazadan sonra bize söyledi, oğlum bu şekilde izinsiz traktörü alıp gitmezdi, sadece bir kez traktörü almıştı, birdaha yapmaması için uyarmıştım. Bunun haricinde tarlada bahçede bizim nezaretimizde traktörü kullandığı olurdu ancak yolda kullanmasına hiçbir zaman müsade etmedim, yolda kullanmadı, ayrıca vefat eden … … ile de traktörle birlikte gezmeye gittikleri olurdu, … …’yi oğlum severdi, bu nedenle oğlum da olumsuz olarak etkilendi. Hatta olaydan altı yedi ay önce … …’nin yanında oğlum …, … …’nin nezaretinde traktörü kullanmış ve slaj çiğnemişti. Çocuğu babam götürmüştü…” dediği, traktör sürücüsü olan 2004 doğumlu tanık …’ın suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurmamış olması nedeniyle cezai ehliyeti bulunmadığından tanık sıfatıyla beyanının alındığı, ifadesinde özetle; sanık …’in babası, …’nın ise dedesi olduğunu, hep birlikte aynı evde yaşadıklarını, dedesinin adına kayıtlı … plaka sayılı traktörün olduğunu, sanıkların boş alanlarda traktör kullanmasını öğrettiğini, kendisinin zaman zaman yanlarında iken traktörü kullandığını, ancak kaza günü kadar hiçbir zaman tek başına traktör kullanmadığını, olay günü babasının kendisine traktörü vermemesi sebebi ile kızdığını, bu sebeple traktörün anahtarını bulunduğu yerden alarak traktörü çalıştırdığını ve ilerlemeye başladığını, ana yola doğru ilerlerken karşıdan çok hızlı bir şekilde gelen aracın kendisine çarptığını, kazadan sonra durumu hemen sanıklara anlattığını belirttiği anlaşılmaktadır.
10. Olayın tanıkları M.K., M.A., S.K., Y.K., A.K., C.O., C.Y., M.Ç., C.K.’nın anlatımları dava dosyasında mevcuttur.
11. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve mahkemece 25.11.2015 tarihli duruşmada, katılanlar hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.
12. Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2017/2878 E., 2018/2561 K. sayılı kararı ile; sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak;
“…1-TCK 50/4 maddesi gereğince taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa, bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde 1. fıkranın a bendine göre adli para cezasına çevrilebilir. Ancak bu hüküm biliçli taksir halinde uygulanmaz şeklindeki düzenlemeye göre bilinçli taksir halinde uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevirilebilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken olayda bilinçli taksirin bulunduğu kabul edilip TCK’ nın 22/3. maddesi gereğince uygulama yapıldığı halde kanuna aykırı şekilde tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmiş olması,
2-Sanığın, aracı kullanan 12 yaşından küçük çocuğa … kullandırması nedeniyle kazada asli kusurlu olduğu, bu nedenle kazada trafik düzeni ile ilgili doğrudan bir kusurluluğu bulunmadığı halde sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş olmasının kanuna aykırı olduğu anlaşılmış ise de;
Bu hususlar 5271 Sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte eksiklikler olduğundan istinaf yoluna başvurulan hüküm fıkrasının, A-5, A-6 ve A-7 bentlerinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine “A-5-Sanığın eylemi bilinçli taksirle işlediği toplanan delillerle anlaşılmakla hakkında TCK’nın 50/4- son cümlesi gereğince TCK’nın 50/1-a maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” bendinin eklenmesi suretiyle CMK’nın 280/1-c madde gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE…” karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 11:45 sıralarında 2004 doğumlu sürücü tanık …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı traktör ve traktörün önüne takılı kepçe ile … istikametinden Kiraz istikametine meskun mahalde, gündüz vakti 5 metre genişliğindeki iki yönlü asfalt kaplama köy yolunda seyri sırasında, olay mahalline gelip kontrolsüzce sola dönüş yapmak istediğinde, traktörün önüne takılı kepçenin karşı istikametten gelen ölen sürücü … …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı otomobile çarpması neticesinde … …’ın öldüğü, aynı araçta yolcu olarak bulunan … ve …’ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıkları olayda; 13.05.2004 doğumlu oğlu …’a … plaka sayılı, önünde kepçe takılı olan traktör tipi aracı kullanması hususunda izin ve talimat veren sanık …’ın 11 yaşındaki bir çocuğun traktör tipi … kullanarak yola çıkması ve meskun mahalde araçla tek başına seyir halinde olması durumunda kazaya sebebiyet verip, ölümle ve yaralanmayla sonuçlanabilecek trafik kazasının meydana gelebileceğini öngörebilecek durumda olduğu, bu zararlı neticeyi öngörmesine rağmen zararlı neticenin meydana gelmesini istemeden oğlu olan tanık …’a traktör tipi aracı kullanması hususunda izin verdiği, bu şekilde velayeti altında olan oğlu …’ın tek başına trafiğe çıkmasına olanak sağladığından, bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne, iki kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen … Adli Tıp Grup Başkanlığı … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’na ait 09.02.2017 tarih ve 17/924-490 sayılı raporundaki ikinci seçenekteki tespit dikkate alınarak, sanık …’ın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, kusur ve ceza tayininin oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Tebliğname Görüşü Yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesininin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemez olduğunun düzenlendiği, dava konusu olayda … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2017/2878 E., 2018/2561 K. sayılı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan ret kararı ile; … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 22.06.2017 tarihli ve 2015/235 (E) ve 2017/169 (K) sayılı sanık …’ın taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten hükmolunan “24.300,00 TL” adli para cezası ile mahkûmiyete konu hükümdeki paraya çevirme paragrafının hükümden çıkarılarak, sanığın neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, böylece ilk derece mahkemesince verilen cezanın artırıldığı ve hükmün temyize tabi olduğu anlaşılmakla, temyiz talebinin reddini öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 11:45 sıralarında 2004 doğumlu sürücü tanık …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı traktör ve traktörün önüne takılı kepçe ile … istikametinden Kiraz istikametine meskun mahalde, gündüz vakti 5 metre genişliğindeki iki yönlü asfalt kaplama köy yolunda seyri sırasında, olay mahalline gelip kontrolsüzce sola dönüş yapmak istediğinde, traktörün önüne takılı kepçenin karşı istikametten gelen ölen sürücü … …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı otomobile çarpması neticesinde … …’ın öldüğü, aynı araçta yolcu olarak bulunan … ve …’ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıkları, 13.05.2004 doğumlu oğlu …’a … plaka sayılı, önünde kepçe takılı olan traktör tipi aracı kullanması hususunda izin ve talimat veren sanık …’ın, 11 yaşındaki bir çocuğun traktör tipi … kullanarak yola çıkması ve meskun mahalde araçla tek başına seyir halinde olması durumunda kazaya sebebiyet verip, ölümle ve yaralanmayla sonuçlanabilecek trafik kazasının meydana gelebileceğini öngörebilecek durumda olduğu, bu zararlı neticeyi öngörmesine rağmen zararlı neticenin meydana gelmesini istemeden oğlu olan tanık …’a traktör tipi aracı kullanması hususunda izin verdiği, bu şekilde velayeti altında olan oğlu …’ın tek başına trafiğe çıkmasına olanak sağlayıp bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne, iki kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen … Adli Tıp Grup Başkanlığı … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 09.02.2017 tarih ve 17/924-490 sayılı raporundaki ikinci seçenekteki tespit dikkate alınarak, sanık …’ın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; katılanların beyanları, tanık anlatımları ve sanık …’ın cezadan kurtulmaya yönelik savunma ve beyanları da dikkate alındığında, dava konusu trafik kazasının oluşumunda asli derecede etken olan 2004 doğumlu tanık …’ın kazadan önce de pek çok defa … kullandığının anlaşıldığı, sanık …’ın duruşmadaki beyanında da, oğlu tanık …’ın olay öncesinde çiftlik sınırları içerisinde traktör kullandığını, ancak olay zamanı oğlu …’ya traktörü alıp gitmesi hususunda bir söz söylemediğini, daha önceleri kazaya karışan oğlu …’ın çiftlik sınırları içinde traktör kullandığını belirttiği, ayrıca tanık …’ın “… Babam ve dedem traktörü kullanırken bende merakımdan dolayı aracın nasıl kullanıldığını izliyordum. Dedem ile babam bana boş alanlarda traktör kullanmayı öğrettiler. Traktörün anahtarı traktörün üzerinde bulunan bir çanta içerisinde genelde bulunmuyor işi olan o çantadan anahtarı alıp traktörü kullanıyor. Bende arada sırada yanımda babam veya dedem varken traktörü kullanıyordum…” şeklindeki beyanları da hep birlikte değerlendirildiğinde, olay öncesinde de 2004 doğumlu …’ın traktör tipi … kullanmasına olanak sağladığı anlaşılan sanık …’ın bu şekilde tedbirsiz ve dikkatsiz davranışları neticesinde 2004 doğumlu sürücü …’ın traktör tipi araca erişimine ve aracı kullanmasına izin vererek dava konusu trafik kazasının oluşumuna tali kusurlu olacak şekilde sebebiyet verdiği kanaatine ulaşılmış olup, … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2017/2878 E., 2018/2561 K. sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık müdafinin sanığın kusurunun bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin duruşma talebi bulunduğu halde, duruşma yapılmaksızın düzeltilerek esastan reddine dair verdiği kararın kısmen usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın küçüğe bizzat anahtarı teslim ettiği veyahut traktörü kullanması hususunda izin ve talimat verdiğine dair soyut varsayımlar dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut delillerin olmadığına, sanığın dava konusu kazaya ilişkin herhangi bir taksirli hareketinin olmadığına, sanığa kusur izafe edilmesinin ceza sorumluluğunun şahsiliği ve kanunilik ilkesine aykırılık taşıması nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkumiyetine karar verilmiş olmasının usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2017/2878 E., 2018/2561 K. sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.