Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4945 E. 2023/893 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4945
KARAR NO : 2023/893
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2017 tarihli ve 2015/1022 Esas, 2017/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 30.05.2018 tarihli ve 2018/346 Esas, 2018/1537 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilleri ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca neticeten 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası 1 yıl 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına, karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.08.2021 tarihli 2018/62939 sayılı temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin temyiz istemi;
Sanık hakkında hükmedilen cezanın az olduğuna ilişkindir.

2. Katılan … vekilinin temyiz istemi:
Sanık hakkında hükmedilen cezanın az olduğuna ilişkindir.

3. Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1. Sanığın kusuru bulunmadığına,

2. Bilinçli taksir koşulları oluşmadığına,

3. Katılanların zararlarının sigorta şirketince giderildiğine,

4. Cezanın fazla olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1. Olay günü saat 17.05 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile meskun mahalde, iki şeritli, iki yönlü yolda seyir halinde iken önünde aynı istikamete seyir halindeki vasıtayı sollamak için karşı şeride ayrılmış bölüme geçtiği esnada karşı istikametten gelen katılan …’nun sevk ve idaresindeki motosikleti görüp aniden kendi şeridine girmek istediğinde motosikletin ön kısmı ile otobüsün sol ön kısmının otobüsün seyir şeridi içerisinde ve şerit çizgisine 50 cm mesafede çarpıştığı, kaza nedeniyle katılan …’nun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek, 6. derecede kemik kırığı oluşacak, yüzde sabit iz meydana gelecek şekilde, katılan …’nun motosikletinde yolcu olarak bulunan katılan …’nün ise; hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, 1. derece kemik kırığı oluşacak ve yüzde sabit iz meydana gelecek şekilde yaralandıkları olayda, mahkemece kazanın meydana gelmesinde mahkemece sanığın asli, katılan …’in tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek buna göre uygulama yapılmıştır.

2. Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir.

3. Sanık savunmasında;
”.. Üniversite istikametine doğru gidiyordum, önümde bir tane … vardı, bu aracı solladıktan sonra kendi şeridime girdim, kendi şeridimde ilerlediğim sırada hızım fazla değildi, hava zaten yağmurluydu, daha sonra karşı yönden gelen motosiklet öndeki aracı solladı, benim şerite kadar girdi, karşı taraf arkaya baktığı için beni fark etmedi ve benim aracın sol ön tarafına çarptı..” demiştir.

4. Tanık … beyanında;
“… biz kendi şeridimizde giderken karşı yönden gelen motosiklet önündeki beyaz aracı sollamak isterken birden bizim şeridimize girdi ve kaza meydana geldi, ön sol taraftan …’ın kullanmış olduğu minibüse motosiklet çarptı” demiştir.

5. Tanık … beyanında;
“..Olayın olduğu gün …’ın kullandığı araçta sağ ön koltukta camın kenarında oturuyordum, … Kız Yurduna giderken önümüzde bir tane … vardı, biz bu aracı solladık ve daha sonra kendi şeridimize geçtik, karşı taraftan gelen motosiklet bizim araca ön taraftan çarptı, motosiklet zaten tam kendi şeridinde değildi, bizim şeritte de değildi, öndeki aracı solluyordu, motosikletin arkasındaki kişi arkasına doğru bakıyordu, öndekinin bakıp bakmadığını hatırlamıyorum, hava yağışlıydı, …’ın hızını da hatırlamıyorum, biz araçtan indik, hemen polis ekipleri olay yerine geldi.” demiştir.

6. Tanık … beyanında;
“Orman İdaresinden çıkmıştım, kendi aracımla Toplu Konutlar istikametine gidiyordum, arkamdan Wolsvogen marka bir minibüs beni sollamaya çalıştı ve benim önüme doğru kırdı, ben de havanın yağışlı olmasından ve bana çarpmaması için yaya şeridine doğru çekildim, daha sonra ön taraftan gelen motosikletli şahıslar minibüse çarptı, motosiklet kendi şeridinde sol şeritte duruyordu, çocuklar ise arabanın önündeydi, kaza anını ben tam görmedim, vuruş noktasını görmedim, … yerinden oynamadı, ben kendi arabamı tali yola çektim ve olay yeri birden kalabalıklaştı, ben araçtan indiğimde polisler olay yerindeydi.” demiştir.

7. Trafik kazası tespit tutanağında, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunda, Adli Tıp Kurumu raporunda kazanın meydana gelmesinde sanığın asli, katılanın tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.

8. Kesin doktor raporlarının, sanığın adli sicil kaydının, cd görüntüleri ile cd çözümleme raporunun dosyada olduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak sevk ve idaresindeki minibüsle iki yönlü yolda seyri sırasında sollama yasağının başladığını belirtir düz şerit çizgisine ve karşı istikametten gelen motosiklete rağmen öndeki vasıtayı sollamaya başladığı sırada karşı istikamet şeridini kontrol etmeden şerit değiştirerek sırf şansına kendi beceri ve bilgisine güvenerek kaza yapması nedeni ile sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması, temel ceza tayin edilirken alt sınırdan çok fazla uzaklaşılması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak uygulama yapılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar vekillerinin sanığa verilen cezanın az olduğu yönünden temyiz istemleri;
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1. Sanığın kusuru bulunmadığı, bilinçli taksir koşulları oluşmadığı yönünden;
Keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, sanığın sollama yasağının başladığını belirtir düz şerit çizgisine rağmen sollama yapmakla bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Cezanın fazla olduğu yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Katılanların zararının sigorta şirketince karşılandığı yönünden;
Katılanların zarar giderim talebi olduğu, dosyada zarar giderimine ilişkin herhangi bir belge, dekont bulunmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 30.05.2018 tarihli ve 2018/346 Esas, 2018/1537 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.