Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12496 E. 2023/9778 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12496
KARAR NO : 2023/9778
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.05.2010 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca üç kez hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2011 tarihli ve 2010/250 Esas, 2011/66 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca üç kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına karar verilmiş, bu karar 28.03.2011 tarihinde kesinleşmiştir.

3. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/456 Esas, 2014/604 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 17.02.2014 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğine ilişkin … 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/267 Esas 2014/547 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 09.07.2014 tarihinde kesinleştiği ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca üç kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/456 Esas, 2014/604 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.12.2019 tarihli ve 2015/21201 Esas, 2019/18979 Karar sayılı kararı ile;
“..Silahla tehdit ..yönünden sanığın, .. eylemlerini, katılanlara karşı aynı suç işleme kararının icrası kapsamında tek fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca cezanın artırılması gerektiği gözetilmeden, katılan sayısınca hüküm kurularak fazla ceza tayini,
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

5. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/561 Esas, 2022/388 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. GEREKÇE
Bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanığa duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmasının sağlanması gerekmekte olup, somut olayda, bozma sonrasında, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığa davetiye çıkarılarak, davetiyenin tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemesi nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek davanın yokluğunda bitirilebileceğinin ihtar edilmesi gerekirken, sanık için çıkarılan davetiyenin belirtilen ihtarı içermemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/561 Esas, 2022/388 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.