YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4677
KARAR NO : 2023/708
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2014/1340 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile dördüncü fıkrası gereğince 6.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2014/1340 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/7021 Esas, 2020/5632 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli, 2020/677 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi gereğince 4.675,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. … Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli, 2020/677 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararına sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine karar verilmiştir.
5. … Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/364 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası gereğince 6.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.06.2022 tarihli ve 2022/79442 sayılı temyiz isteminin reddiyle hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın kusuru olmadığına, katılan ile sanık arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığına ve sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece, katılanın dış cephe mantolama işi sırasında yüksekten düşerek 5. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmasına neden olan olayda, işveren olduğu değerlendirilen sanığın katılanın iskelede çalışması sırasında gerekli … güvenliği ile ilgili alet ve edavatı hazır etmemesi ve kullanılmasını sağlamaması nedeniyle asli kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Sanık aşamalardaki beyanında kendisinin nalbur olduğunu, katılanın işvereni konumunda olmadığını, yalnızca dış cephe işini yaptıracak kişi ile katılan arasında aracılık yaptığını, katılanın işi götürü usulü aldığını, işi katılan ve kardeşlerinin yaptığını ve kendisinin yalnızca dış cephe işi için nalbur dükkanından malzeme sattığını ileri sürmektedir.
3. Katılan aşamalardaki beyanlarında; sanığın yanında kardeşleri ile birlikte yevmiye usulü çalıştığını, sanığın işvereni olduğunu, güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
4. Dış cephe işi yapılacak binanın işlerini takip eden tanık … aşamalardaki beyanlarında; sanık ile aralarında bir … anlaşması olmadığını, yalnızca işi yapacak usta bulmak konusunda yardım istediğini, sanığın kendisine katılanı önerdiğini, katılan ile yüz yüze görüşmediklerini ancak katılanın … fiyatı verdiğini ve fiyatta anlaşarak işi onlara verdiğini, sanıktan malzemeleri satın aldığını, iskele ve diğer ekipmanın katılana ait olduğununu, … bitince iskeleyi söküp götürdüklerini, sanığı aynı mahallede oturmaları nedeniyle tanıdığını ve katılanın sanığın yanında işçi olarak çalıştırmadığını beyan etmiştir.
5. Katılanın kardeşleri olan tanıklar …, … ve … beyanlarında; sanığın yanında yevmiye usulü çalıştıklarını, iskelenin kendilerine ait olduğunu ancak iskelenin kurulmasında sanığın gerekli imkanları sağlamadığını ve iskele ücretini sanığın ödeyeceğini, sanığın sigorta yaptırmayı vaat etmesine rağmen yaptırmadığını ve … güvenliği tedbirlerini almadığını beyan etmişlerdir.
6. 28.11.2014 tarihli makine yüksek mühendisi tarafından tanzim edilerek … Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan bilirkişi raporunda sanığa işveren olduğu kabul edilmekle asli kusur atfedilmiştir.
7. Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Şube Müdürlüğü 10.11.2014 tarihli adli raporunda katılanın yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu ve saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.
8. Katılan sanığa maddi ve manevi tazminat talebi ile hukuk mahkemesinde dava açmış olup bu dava kapsamında tarafların arasında işçi işveren ilişkisi olup olmadığı ve kazanın … kazası olup olmadığı hususunda Sosyal Güvenlik Kurumundan rapor aldırılmıştır.
9. Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen 13.05.2016 tarihli ve 106252/11/İR/11 sayılı raporda sanık ile katılanın arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı, kazanın … kazası olmadığı ve katılanın kendi nam ve hesabına çalıştığı yönünde tespit yapılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre, tanık …’ın işleri ile ilgilendiği yakına ait binanın dış cephe işinin yapılacağını belirterek binanın bulunduğu muhitte nalbur dükkanı sahibi sanıktan usta bulmak konusunda yardım talep ettiği, sanığın daha önceden kendisinden malzeme alması vesilesi ile tanıştığı katılanı tanık …’e önerdiği, sanığın tanık … ile katılan arasında iletişimi sağladığı ve 3.000,00 TL karşılığı götürü usulü ile işin katılana verildiği yönündeki beyanları ile,
Dosya içerisinde bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu inceleme raporu kapsamında, katılana ait “Bezar Dekorasyon, …, Her türlü dış cephe mantolama işleri itina ile yapılır” yazılı ve katılanın cep telefonu numarasını içeren kartvizitin bulunduğu ve müteahhit tanık Adnan Kaya’nın kendi inşaatlarında mantolama işleri vermesi vesilesi ile tanıdığını katılanın kendisini arayarak mantolama işi aldığını belirterek iskeleyi kiralamak istediğini ve kira bedelini ise daha önceki işlerden kalan alacaklarından mahsup ettiğini beyan ettiği,
Hususları göz önünde bulundurulduğunda, katılan sanığın işçisi olduğuna yönelik beyanda bulunan tanıkların katılanın kardeşi olmasından dolayı beyanlarının katılanın çıkarlarına yönelik olmasının muhtemel olduğu, tanık … ve Sosyal Güvenlik Raporu kapsamında beyanı bulunan tanık Adnan Kaya’nın beyanlarının katılanın kendi nam ve hesabına çalıştığını destekler nitelikte olduğu ve katılanın sanığın yanında yevmiye usulü ile çalıştığına dair yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine asli kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/364 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.